<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205</id><updated>2012-02-16T11:04:40.559+02:00</updated><category term='ULAŞIM'/><category term='TV - MEDYA'/><category term='SAĞLIK'/><category term='İLETİŞİM'/><category term='MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ'/><category term='ALKIŞLADIKLARIMIZ'/><category term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category term='ÇEVRE'/><title type='text'>DÖK İÇİNİ, DUYUR SESİNİ!</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>62</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-8992234454050341866</id><published>2011-06-23T17:43:00.000+03:00</published><updated>2011-06-23T17:43:27.854+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ'/><title type='text'>Hepsiburada, Sorumlu nerede, Ticaret Ahlakı Nerede?</title><content type='html'>Yakında bir bebeğim olacak inşaallah. Bu süreçte beni zorlayan şeylerden biri de ihtiyaçlarımı karşılamak için yeterince gezip dolaşamamak oldu. Ben de bu nedenle daha çok online alışverişe yöneldim. &amp;nbsp;Bu anlamda seçenekler sınırsız ama güvenli ve hızlı alışveriş için elbette öne çıkan online mağazalar daha çok rağbet görüyor. Aslında şimdiye kadar bu tür alışverişlerden daha çok kampanyalı özel alışveriş sitelerini &amp;nbsp;tercih eden biriydim. Bebek ve kendim için daha çok buraları tercih ederken arada bir standart ihtiyaçlar için &amp;nbsp;bildik sitelerden birisi olan Hepsiburada. com'u da birkaç kez tercih ettim. Fakat gelin görün ki &amp;nbsp;her seferinde bin pişman oldum. İlk alışverişimde sitede ürün altlarında yapılan yorumların tam aksine ürünlerim elime günlerhar günler sonra ve neredeyse tek tek ulaştı. Bundan ders almayan ben en son bebeğin doğumunda acil ihtiyaç diyeceğimiz &amp;nbsp;türden şeyleri tek seferde halletmek düşüncesiyle sepete attığım bidolu şeyi &amp;nbsp;bir çırpıda sipariş ettim. Gelin görünki sonrasında hiçbir şey bu kadar hızlı gelişmedi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 &amp;nbsp;Mayısta verdiğim siparişten günler geçmesine rağmen ses çıkmıyordu. En son tam 11 gün sonra mailime iki ürün sevk &amp;nbsp;maili aynı anda düştü ve fakat ertesi gün elime sadece &amp;nbsp;bebek küvetinin olduğu bir tane paket teslim edildi. Birkaç gün bekledim ama diğer ürünlerimin olduğu ikinci &amp;nbsp;paketten ses sada çıkmadı günlerce. Sonra hepsiburada.com'a durum hakkında bilgi almak üzere bir mail attım ve birkaç gün sonrada aradım. Mailde de talafonda da aynı şey söyleniyordu. Kargo bölümünde bir karışıklık olduğu ve birkaç gün içinde çözecekleri şeklinde. &amp;nbsp;Günler geçiyor yine ses çıkmıyordu, artık konuya eşimde dahil olmuş ve neredeyse her gün hepsiburada com'u arıyor yada mail yazıyor ve her seferinde de aynı türden cevaplar alıyorduk... Bu arada hamilelik stresime eklenen bu saçma durum beni gün geçtikçe daha da üzüyordu. Sırf zamandan tasarruf amacıyla tercih ettiğim &amp;nbsp;bu alışveriş &amp;nbsp;sayısız mail ve dakikalarca süren telefonlar yüzünden bir sürü zamanımı çalmış ve üstüne beni stres topuna çevirmişti, işin kötüsü sonuç hala sıfır elde var sıfırdı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözüm ona mağaza yetkilileri hala kargodaki sorunu araştırıyordu. Alışverişin üzerinden artık bir ay geçiyordu ki yani 15 Haziran gibi, bu kez artık belki ilk başta yapmamız gereken para iadesi talebinde bulunduk. Aynı gün içinde lojistik alt yapı yenileme &amp;nbsp;çalışmaları nedeniyle kargoda sorunlar yaşadıklarını ifade eden ve ürünlerimizi bedelsiz! olarak yeniden kargolayacaklarını &amp;nbsp;vaad eden bir mail geldi. &amp;nbsp;Hiç özürsüz ve mantıklı bir açıklama olmaksızın ürünlerimiz tam bir ay boyunca teslim edilmemişken şimdi bedelsiz olarak artık o da ne demekse bize kargolanacağı vaad ediliyordu bu kez. Tekrar beklemeye başladık. Bu kez ayın 20'sinde yani yine 4 günün ardından, hiç özürsüz ve sanki ben siteye yeni sipariş vermişim gibi bir dille yazılmış bir mail düştü mail kutuma. Siparişleriniz en kısa sürede teslim edilecektir &amp;nbsp;türünden bir ifadeyle. Bugün ayın 23'ü, yani hepsiburada.com!a sipariş verişimin üzerinden bir ay bir hafta geçti ve ürünlerimin tedarik sürecinde olduğu yazıyor hala sitedeki siparişlerimn bölümünde... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı ile vaki anlattığım olayların üzerinden sadece şunu söylemek istiyorum... &amp;nbsp;Bu kadar ciddiyetsiz bir alışveriş sitesine daha önce hiç rastlamamıştım &amp;nbsp;umarım bundan sonra da rastlamam. Bir daha bu siteden bir çöp bile alırsam kendimden şüphe ederim.... Bunca yıllık halkla ilişkiler meslek hayatımda bu kadar &amp;nbsp;müşteri memnuniyetini takmayan, önemsemeyen bir marka daha görmedim. Üstelik bu site bu ülkenin koskocaman bir holdinginin uzantısıyken ve yapılan her yanlış ya da doğru iş ona mal edilirken... Sonuç itibariyle &amp;nbsp;hepsiburada insanlarla dalga geçiyor, işini kesinlikle doğru yapmıyor. &amp;nbsp;Yaşadığım maağduriyet elbette burada kalmayacak. Ürünlerim sağ salim elime ulaşsa bile bu konuda yaşadığım mağduriyetin hesabını sormaya devam edeceğimi bilmenizi isterim. Bence herkeste böyle yapmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak hepsiburada, sorumlu nerede, iş ahlakı nerede?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-8992234454050341866?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/8992234454050341866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/06/hepsiburada-sorumlu-nerede-ticaret.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8992234454050341866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8992234454050341866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/06/hepsiburada-sorumlu-nerede-ticaret.html' title='Hepsiburada, Sorumlu nerede, Ticaret Ahlakı Nerede?'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-5909288496151461646</id><published>2011-03-17T12:56:00.002+02:00</published><updated>2011-03-17T12:56:19.086+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEVRE'/><title type='text'>Papatyalarıma Dokunma!</title><content type='html'>&lt;span id="Application1_lblAciklama"&gt;İstanbul'a bahar geldiğini sınırlı sayıda kalan boş alanlarda kendiliğinden açan kır çiçeklerinden anlıyoruz. Papatyalar, sarı, mavi, mor çiçekler... Ancak bir kaç senedir baharı yaşayamadan Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından bütün o çayırlar çim biçme makineleri ile biçiliyor. Özellikle boğaz köprüsünün etrafı ve otoyolların etrafındaki yeşillik alanlar ot çiçek demeden dümdüz ediliyor. Ben doğa sever biri olarak bu durumdan hiç hoşnut değilim. Daha otlar kurumadan, çiçekler solmadan neyin temizliği yapılıyor anlamıyorum. Bırakın insanlar koca binaların arasında kalan biraz doğa kırıntısını seyretsin. Ayrıca Park ve Bahçelerin düzenlediği alanlar doğal çiçeklerden daha güzel değil. Lütfen Doğal güzelliği katledip, paralar harcayarak estetikten yoksun alanlar yaratmayın...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-5909288496151461646?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/5909288496151461646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/03/papatyalarma-dokunma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5909288496151461646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5909288496151461646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/03/papatyalarma-dokunma.html' title='Papatyalarıma Dokunma!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-4175514333465605655</id><published>2011-03-07T17:34:00.000+02:00</published><updated>2011-03-07T17:34:38.125+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>Modifiye Mısır Nişastasından Haberiniz Var mı?</title><content type='html'>Mısır nasıl modifiye edilir biri bana anlatsın, araba mı modifiye ediyorsunuz. Kaç zamandır tartışıladuran ama bir önlemde alınmayan modifiye mısır nişastası yani besbelli GDO'lu olan bu ürün market reyonlarındaki hemen hemen bütün ürünlerde mevcut ve hiçbirisinde de GDO'lu ürün etiketi yok malesef. Hatta bebek mamalarında, pürelerinde bile. Aylar önce alınan &lt;a href="http://bebekvecocuk.milliyet.com.tr/gdo-lu-urunler-bebek-mamalarinda-kullanilmayacak/bebekbakimi/haberdetay/16.08.2010/1277120/default.htm"&gt;şu&lt;/a&gt; karara ve yapılan haberlere rağmen. Evet bunu malesef geçen günkü market ziyaretimde farkettim. Şimdiye dek hiç ilgi alanıma girmeyen bu alanda biraz araştırma yaptım kendimce ve dehşete kapıldım resmen. İnşaallah ilerde bebeğime hazır gıdalar yedirmeyi düşünmüyorum, ama ya evdeki hesap çarşıya uymaz, ya hayalini kurup planlarını yaptığım şeyler tutmazsa, Üzerinde bağıra bağıra doğal yazan, katkısız yazan ve ekranlarda boy boy reklamı yapılan bebek gıda markasının içeriğinde yazıyordu bu ürün.Ya peki bu ürünlerden ve bebeklere vereceği zararlardan haberi olmayan masum tüketici ne olacak. Bugün yine bir &lt;a href="http://www.haber7.com/haber/20110307/Hangi-cikolatada-GDO-var-belli-degil.php"&gt;haber&lt;/a&gt; okudum, çikolatalar da masum değil. Hadi tüketici unuttu medyanın gündeminden düşünce, firmalar da yasalara aldırış etmiyor, peki bu ülkenin tarım bakanlığı ve diğer yetkilileri ne yapıyor... Çok moralim bozuk, çok. Tüketici olarak elimiz kolumuz bağlı mahkumuz resmen. Ya da her biri için kuşanıp mücadeleye gireceksin tek tek. Girmiyor değiliz giriyoruz da yeri gelince ama hepsi o kadar kontrolsüz ve o kadar rastgeleki hangi birisinden başlayıp, ne yapacaksın... Umutsuzluk en kötü şey biliyorum ama her şeyden önce sosyal devlet anlayışı gereği beni ve haklarımı koruması gereken devlet karşısında bu kadar çaresiz konuma düşünce üzülüyor ve öfkeleniyorum. Umarım bu öfke bir şeyleri tetikler ve ufak da olsa bir adım atılır bu sayede. Hayatımız bu kadar ucuz olmamalı... Bu arada &lt;a href="http://www.saniter.com.tr/forum/showthread.php?t=421"&gt;böyle&lt;/a&gt; bir şey de var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-4175514333465605655?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/4175514333465605655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/03/modifiye-msr-nisastasndan-haberiniz-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4175514333465605655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4175514333465605655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/03/modifiye-msr-nisastasndan-haberiniz-var.html' title='Modifiye Mısır Nişastasından Haberiniz Var mı?'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-850385399687007263</id><published>2011-03-01T16:14:00.000+02:00</published><updated>2011-03-01T16:14:58.649+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Bloğuma Dokunma!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-Cd6qw2FZC44/TWz_RvRZ1aI/AAAAAAAABsc/8p_SiKPjT04/s1600/183332_1634419779050_1193352286_31613727_6133729_n%255B2%255D.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" l6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-Cd6qw2FZC44/TWz_RvRZ1aI/AAAAAAAABsc/8p_SiKPjT04/s400/183332_1634419779050_1193352286_31613727_6133729_n%255B2%255D.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yazacak o kadar çok şey varken gelde bunu yaz, olacak şey mi. Youtube, fizzy derken şimdi de sosyal paylaşım ağlarından belki de en samimi siolan bloglar kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya... İzinsiz maç yayını yapan ya da cinsel içerikli yayın yapan bloglar gerekçe gösterilerek bütün bloglar yasaklanmayla karşı karşıya. Daha önce de yapılan bu girişime tepki koymalı sesimizi duyurmalıyız. &lt;br /&gt;Kimse bloğumuza dokunamasın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-850385399687007263?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/850385399687007263/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/03/bloguma-dokunma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/850385399687007263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/850385399687007263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/03/bloguma-dokunma.html' title='Bloğuma Dokunma!'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh4.googleusercontent.com/-Cd6qw2FZC44/TWz_RvRZ1aI/AAAAAAAABsc/8p_SiKPjT04/s72-c/183332_1634419779050_1193352286_31613727_6133729_n%255B2%255D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1849293193855169236</id><published>2011-02-16T17:31:00.002+02:00</published><updated>2011-02-16T17:47:15.977+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEVRE'/><title type='text'>Hırsızlar İş Başında...</title><content type='html'>&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Geçenlerde hergün geçtiğim Ayvansaray Metrobüs üstgeçidinin korkuluklarının bir kaçının yok olduğunu gördüm. Tahminim buldukları her metali söküp götürmeye çalışan hırsızlar tarafından çalınmış olmasıydı. Hemen Beyaz Masa'ya mail yazdım. Aynı gün içinde cevap aldım. İnceleme yapıldı ve korkuluklar tamir edildi diye. Evet gerçekten de yapıldı. Şimdi iki gündür yine korkuluklar ikişer üçer yok oluyor. Dün yine çalışanlar yenilerini takıyorlardı. Ancak bu sabah pes dedim. Çünkü yine iki korkuluk yürütülmüştü. &lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Bu ne biçim insanlık anlamıyorum. Kamu malına zarar bir tarafa en önemlisi o boşlukların telafisi olmayan bir kazaya neden olabilme ihtimali....&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Ben yine üzerime düşeni yapacağım. Beyaz Masa'ya mail atacağım ama sanırım bu adamlar yakalanmadan bunun sonu gelmeyecek. Nöbet mi tutarlar yoksa kamera mı koyarlar bilmiyorum ama bir çözüm bulunmalı...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1849293193855169236?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1849293193855169236/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/02/hrszlar-isbasnda.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1849293193855169236'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1849293193855169236'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/02/hrszlar-isbasnda.html' title='Hırsızlar İş Başında...'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-8682614069320515723</id><published>2011-01-28T17:07:00.003+02:00</published><updated>2011-01-28T17:13:51.214+02:00</updated><title type='text'>Gerçekten de çok açıklayıcı(!) ve yüreklere su serpen(!) cevap için TURKCELL'e teşekkür ediyorum…</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #351c75;"&gt;Tarifenizde piyasa şartlarına göre fiyat ayarlaması yapılmıştır. Zaman zaman tarife ve kampanyalarda bu şekilde düzenlemeler yapılabilir. Bu durumdan, siz müşterilerimizin en az şekilde etkilenmesi adına, hediyesiz Alo 60 ve Alo 120 (single-double) paketleri için paket dakkikaları arttırılmıştır. Ayrıca daha önce sadece Turkcell yönüne olan dakikalarınız yurtiçinde heryöne geçerli hale getirilmiştir. Artık tüm Turkcell, sabit hat ve diğer operatörleri doya doya arayabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #351c75;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: #351c75;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: #351c75;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #351c75;"&gt;Saygılarımızla,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #351c75;"&gt;Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-8682614069320515723?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/8682614069320515723/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/01/turkcellin-asagdaki-maile-cevab-ne.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8682614069320515723'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8682614069320515723'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/01/turkcellin-asagdaki-maile-cevab-ne.html' title='Gerçekten de çok açıklayıcı(!) ve yüreklere su serpen(!) cevap için TURKCELL&apos;e teşekkür ediyorum…'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1307940502773436318</id><published>2011-01-22T15:18:00.003+02:00</published><updated>2011-01-22T15:33:29.528+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İLETİŞİM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Turkcell'den şikayetçiyim!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.kulecanbazi.com/v3/images/stories/turkcell_logo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" id="il_fi" src="http://www.kulecanbazi.com/v3/images/stories/turkcell_logo.jpg" style="padding-bottom: 8px; padding-right: 8px; padding-top: 8px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;11 yılı aşkın bir süredir yediğimiz tüm kazıklara rağmen Turkcell kullanmaya devam ettik. Ekonomik olsun diye abone olduğumuz Alo paketlere sürekli minik değişiklikler yapılarak ( göz boyama değişiklikleri ) zam yapılıyor. Zaten o paketlerdeki dakikalar da yetmiyor nedense? Birden bitiveriyor. Üstelik bizim talep etmediğimiz hizmetlerin ( Mesela son 48 saatlik kullanım hariç şu kadar dakikanız kaldı mesajlarını canının istediği sayıda ve zamanda gönderiyor ) ücretleri de faturaya yansıtılıyor. Artık daha fazla Turkcell'e para kazandırmak istemiyorum. İnsanların üzerinden kazanılan paraları İstiklal Caddesindeki aptal reklamlarına harcamak yerine insanlara iyi ama ucuz hizmet olarak verseler daha anlamlı olur ve asıl reklamı o zaman yapmış olur Turkcell. En kısa zamanda daha ekonomik konuşma sağlayan diğer operatörlerden birine numaramı taşıyacağım ve ailemdeki diğer beş kişinin de numaralarını taşımasını sağlayacağım.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1307940502773436318?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1307940502773436318/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/01/turkcellden-sikayetciyim.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1307940502773436318'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1307940502773436318'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/01/turkcellden-sikayetciyim.html' title='Turkcell&apos;den şikayetçiyim!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-5903062849493089867</id><published>2011-01-14T23:35:00.000+02:00</published><updated>2011-01-14T23:35:09.192+02:00</updated><title type='text'>Siz de bir tane yapmaz mısınız?</title><content type='html'>&lt;a href="http://video.mynet.com/aloomaloo/Sokak-hayvanlari-icin-nasil-barinak-yapilir/467651/"&gt;http://video.mynet.com/aloomaloo/Sokak-hayvanlari-icin-nasil-barinak-yapilir/467651/&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-5903062849493089867?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/5903062849493089867/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/01/siz-de-bir-tane-yapmaz-msnz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5903062849493089867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5903062849493089867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2011/01/siz-de-bir-tane-yapmaz-msnz.html' title='Siz de bir tane yapmaz mısınız?'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-5093583606627158463</id><published>2010-07-21T15:56:00.000+03:00</published><updated>2010-07-21T15:56:47.188+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEVRE'/><title type='text'>Merhamet etmeyene, Allah de merhamet etmez!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Mahallemde yaşadığım bir olay çok üzdü geçen hafta beni. Mahalledeki çocuklar 5 tane yavru kediden bahsetti. Önce bakmak istemedim ama dayanamadım. Annesi kayıp komşular atmış dediler. Gittim baktım gözleri açılmamış yeni doğmuş 5 yavru. Yaşamazlar annesiz diye annesini aradım. Sora sora buldum ama anne yavruları istemedi. Ama bir ihtimal deyip bir kutu içinde yakınına bıraktım. Sabah tekrar kontrol ettiğimde yaşıyorlardı. Heralde bakıyor dedim. Ancak akşam geldiğimde yavruları kaldırımın bir köşesine fırlatılmış buldum. Yerde sürünüyorlardı. baktım ikisi çoktan ölmüştü:(( diğerleri de kötüydü. Annelerini ikna etmeye çalıştım ama nafile. Yaşamayacaklarını biliyordum ama yine de denemek istedim. Eve getirip şırınga ile beslemeye çalıştım. İki tanesi fazla dayanmadı. Yarım saat içinde öldü:(( Üçüncüsü daha fazla dayandı ama bu süre içinde çok acı çekti. Veterinere de sormuştum tabi en başından, O da annesiz yaşamaz demişti. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;İşin en acı tarafı ise insanların ne kadar acımasız olabileceğini bir kere daha gördüm. Karşıdaki komşunun penceresinden girip evine doğurmuş kedi. O da daha kedi doğumunu tamamlamadan, yavrularını yalamadan atmış yavruları. Sonra da mahallenin çocuklarının elinde oyuncak olmuş garibanlar. Tabi anne soğumuş yavrularından. Daha doğrusu o yavrularını hala o evde sanıyordu:((( Ama yavrularını yaklaştırdığımda tanımıyordu. Bunu yapan acımasız teyzemiz ertesi gün bana yavruları sorma cesaretini de gösterdi. O yapmacık üzülme ifadesini görmeliydiniz. Dişlerimi sıktım ve uzaklaştım oradan. Bir de bana demez mi anneleri bizim kapının önüne gelmiş yavruları aramış. Gönül diyor.... Neyse Rabbim bilir işini.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;NOT: lütfen bu sıcak yaz günlerinde sokağınızdaki uygun köşelere bir kap su koyun. Sadece kediler ve köpekler değil, kuşlar da faydalansın. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-5093583606627158463?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/5093583606627158463/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/07/merhamet-etmeyene-allah-de-merhamet.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5093583606627158463'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5093583606627158463'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/07/merhamet-etmeyene-allah-de-merhamet.html' title='Merhamet etmeyene, Allah de merhamet etmez!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-8202217758366488274</id><published>2010-06-11T16:44:00.002+03:00</published><updated>2010-06-11T16:44:54.023+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Park Oldu Cep!</title><content type='html'>Geçtiğimiz günlerde evimizin yolu üzerinde içinde birbirinden güzel meyve ağaçlarının olduğu bir arsada hummalı bir çalışma yapıldığını farkettik Böcükle. Ancak bu hummalı çalışma ilginç bir şekilde akşam saatlerinde ve resmi bir kimliği olmayan kişilerce yapılıyordu. Özel mülk olmadığı aşikar olan arsadaki çalışma her gün bir iki ağacın kesilmesi ve alana çakıl taşıyan iş makinesinden ibaretti. İki üç günün sonunda bir yandan kesilen ağaçlara ah vah ederken, bir yandan da alana ne yapıldığı konusunda merakımız ve şüphelerimiz de iyice doruğa çıkmıştı. Bir gün yine geç saatte eve dönerken gecenin kör karanlığında üç beş adamın hummalı bir çalışma içinde olduğunu görünce artık sormaya karar verdik. Sorularımız karşısında hık mık eden adamlar alana park yapıyoruz falan gibi şeyler söylediler ama uzuncada bir nutuk atmayı ihmal etmediler bize. Üzerinde resmi bir kimlik bile taşımayan, çalışmaya dair bir levha bile bulundurmayan ve üstelik de gece gece çalışan bu şüpheli tiplerin bir türlü sorularımıza cevap olmayan beyanları bizim endişemizi daha da arttırdı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayı belediyeye taşımaya karar verdik ve tam bir haftadır büyükşehir ve Üsküdar belediyelerine konuya ilişkin birer mail gönderdim. Ve günlerdir beklediğim cevap nihayet dün geldi. Belediyeden gelen cevapta sözkonusu yerde yapılan çalışmanın arsanın hemen önündeki durak için yapılan cep çalışması olduğu belirtiliyordu. Ayrıntılı bilgi almak için de o bölgenin mühendisiyle görüşebileceğim yazıyordu. Gelen mail üzerine hemen bölgenin mühendisini aradım, o da mailde yazılanları teyit etti. Cevabı alır almaz eşimi aradım o da sabah çalışma yapanlarla tekrar görüştüğünü ve ona da aynı cevabın verildiğini söyledi. Yani park çalışması ne olduysa bir cep çalışmasına dönüşmüştü bir hafta içinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi ki belediyenin bir şikayete duyarlılık göstererek ilgilenmesi ve cevaplandırması güzel ve beklenen bir davranış ancak benim yinede süreç hakkındaki şüphelerimi gidermiş değil. Bir kere böylesine resmi bir çalışma idiyse bu çalışma yapılan alana neden buna dair bir levha koyulmadı, çalışma neden gündüz değilde geceleri yapıldı. Üsküdar bölgesindeki bir çalışmada neden Kadıköy belediyesine ait bir iş makinesi mecvuttu. Çalışmayı yapan kişiler neden bize karşı gayri ciddi bir tutum içindeydi ve bizi tatmin eden bir cevap veremediler. Bize söylenen park yapıyoruz sözü ne vakit durak cep çalışmasına dönüştü. Madem olan biten sadece bir cep çalışması idiyse kocaman bir arsadaki bütün meyve ağaçlarının kesilmesine gerçekten gerek var mıydı? Trafik yoğunluğunun bile olmadığı ve caddenin gayet boş olduğu bir yerde neden cep çalışmasına gerek duyuldu. Madem gerek duyuldu küçücük bir cep alan için neden koskocaman bir arsa alıkonuldu, arsanın içi önce çakılla doldurulup sonra da çakıllar kenara itilip dizilen taşlarla nasıl oldu da cep çalışmasına dönüldü? Konuştuğum mühendis tabela bile yok alandaki çalışma hakkında bilgilendirici dediğimde neden "Aaa yok mu hemen arayıp konuşuyorum ilgililerle dile cevap verdi. Bütün bu sorular benim için hala bir muamma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah işe gelirken yine farkettimki evet tamamen cep çalışmasına dönüştürülmüş alan ama olayın başından beri yapılanın bir cep çalışmasından ibaret olduğuna artık kimse beni ikna edemez. Muhtemelen orada bir birilerinin ekmeğine yağ sürme çalışması yapılıyordu ve fakat bu farkedilince ince bir ayar yapılarak geri adım atıldı. Mahalleliden kaç kişinin o arsaya bakarken hayıflandığına ve yazık oldu canım ağaçlara dediğine ve gelişmeleri şaşkınlıkla izlediğine şahidim çünkü. Bu benim gördüğüm kadarıydı. Ve bu güzelim İstanbul'da kimbilir hangi kıyıda köşede daha bakir kalmış küçük alanlar böyle sorumsuzca ve hoyratça yokedilmeye devam ediliyor. Şimdi kökünden sökülüp atılmış elma ağacından geriye kalan birkaç kopmuş ham elma ağacı kalıntılarının olduğu yerde otobüsün durakta biraz daha fazla oyalanıp sonrada terk edeceği bir cep için kaç tane ağaç yok edildi ve kaç tane hatıra daha silindi gitti kimbilir böylece... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lütfen her gün gidip geldiğimiz yollara, ağaçlara, insanlara biraz daha dikkatli bakalım... Biraz daha dikkat kesilince inanınki her gün çok şeyin değiştiğini farkediyor insan... Ve değişmemesi gerektiğine inandığınız şeyler için de biraz daha duyarlılık gerekiyor sadece...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-8202217758366488274?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/8202217758366488274/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/06/park-oldu-cep.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8202217758366488274'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8202217758366488274'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/06/park-oldu-cep.html' title='Park Oldu Cep!'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-6535776216926182893</id><published>2010-06-03T15:12:00.003+03:00</published><updated>2010-06-03T15:14:03.439+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>İsrail ürünlerini boykot edelim!</title><content type='html'>Resmi büyük görmek için üstüne tıklayın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/TAecOlnXOtI/AAAAAAAABBc/w12dOMtTyNA/s1600/israilboykotu.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 299px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5478519246148811474" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/TAecOlnXOtI/AAAAAAAABBc/w12dOMtTyNA/s400/israilboykotu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-6535776216926182893?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/6535776216926182893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/06/israil-urunlerini-boykot-edelim.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6535776216926182893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6535776216926182893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/06/israil-urunlerini-boykot-edelim.html' title='İsrail ürünlerini boykot edelim!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/TAecOlnXOtI/AAAAAAAABBc/w12dOMtTyNA/s72-c/israilboykotu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-586164015991346604</id><published>2010-05-31T11:34:00.000+03:00</published><updated>2010-05-31T11:36:09.309+03:00</updated><title type='text'>siz de bir imza atın!</title><content type='html'>&lt;a href="http://gazzeicinkureselses.blogspot.com/"&gt;http://gazzeicinkureselses.blogspot.com/&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-586164015991346604?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/586164015991346604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/05/siz-de-bir-imza-atn.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/586164015991346604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/586164015991346604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/05/siz-de-bir-imza-atn.html' title='siz de bir imza atın!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-4940753870842222198</id><published>2010-05-27T15:20:00.004+03:00</published><updated>2010-05-27T15:24:13.935+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEVRE'/><title type='text'>bir öneri...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/S_5jyXnLmJI/AAAAAAAABBA/vzdCwUrZEqY/s1600/sokakta.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 157px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5475923913912064146" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/S_5jyXnLmJI/AAAAAAAABBA/vzdCwUrZEqY/s400/sokakta.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EĞER SİZ BİRŞEY YAPMIYORSANIZ, YAPANLARA DA KARIŞMAYIN VE SAYGI GÖSTERİN!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-4940753870842222198?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/4940753870842222198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/05/bir-oneri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4940753870842222198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4940753870842222198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/05/bir-oneri.html' title='bir öneri...'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/S_5jyXnLmJI/AAAAAAAABBA/vzdCwUrZEqY/s72-c/sokakta.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-5070528695584529156</id><published>2010-05-21T20:04:00.004+03:00</published><updated>2010-05-21T20:43:30.716+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İLETİŞİM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Turkcell'lilerden Turkcell'e isyan...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/S_a_StKFBzI/AAAAAAAABAo/cJS1szrjJ-k/s1600/ads%C4%B1z2.bmp"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 270px; FLOAT: left; HEIGHT: 308px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5473772725195835186" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/S_a_StKFBzI/AAAAAAAABAo/cJS1szrjJ-k/s400/ads%C4%B1z2.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;Turkcell'in uzun zamandır dönen reklamının sloganı "turkcell'den turkcell'liye teşekkürler". Bu sloganın sebebi Alo paket adı altında daha uygun fiyata daha uzun süre konuşma paketlerine daha fazla dakika diye algılıyoruz. Ancak bilinçli tüketiciyseniz ve biraz ince eleyip sık dokuyorsanız bunun öyle olmadığını farkediyorsunuz. Ben de bu paketlerden birini kullanıyordum ve faturamın fazla kabarmasından dolayı zaten değiştirmeyi düşündüğüm paketi bu vesileyle değiştirmek için internete girdim. Ve biraz incelediğimde bunun hiç de öyle slogandaki gibi teşekkür hediyesi olmadığını aksine son zamanlarda yaptıkları zammı perdelemenin bir yolu olduğunu gördüm. Zira bu hediyeleri verirken aynı zamanda paketlerin fiyatlarına da zam yapılmış. Yani daha ucuza konuşacağımızı zannederken elimize gelen fatura ile aklımız başımıza gelecek. &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/S_a-5E08RXI/AAAAAAAABAg/hFWfyynbHDg/s1600/ads%C4%B1z.bmp"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; FLOAT: left; HEIGHT: 273px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5473772284873033074" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/S_a-5E08RXI/AAAAAAAABAg/hFWfyynbHDg/s400/ads%C4%B1z.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yukarıda paketlerin eski fiyatları, alt tarafta da yeni fiyatları var. Paket başına 6 TL zam yapılmış. Bir de bunu hediye diye yutturmaya çalışıyorlar. Bir kaç ay sonra da bu hediyeler verilmeyecek. Ama tabi ki fiyatlar aynı kalacak. Zaten sürekli haber vermeden zam yapılıyor. Bu yüzden bir çok dava açıldı. Ancak buna rağmen ( sanırım cezai yaptırımların yeterli olmamasından) şirket istediğini yapmaya devam ediyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ayrıca yakınlarımdan ve çevreden bir çok kişiden duyduğum kadarıyla paketlerindeki dakikalar bitmediği halde, faturalarının çok fazla gelmesinden bahsediliyor. Sanki paket aşımı olmuş ve ücretlendirilmiş gibi. Zaten kağıt israfı olmasın diye faturulardan da vazgeçtik ama detaylı faturaları takip etmek de zorlaştı. çok büyük meblağlar olmayınca da çoğu kişi arkasını aramıyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sonuç olarak bu tür problemler şahısların ufak tefek davalarıyla çözülecek gibi değil. Bunların devlet tarafından daha iyi denetlenmesi ve vatandaşın hakkının daha iyi aranması gerekiyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bir de sabit telefon meselesi var. Özelleştirmeye karşı değilim ama özelleşen kurumların da halkı daha fazla sömürmesine karşıyım. Cep telefonu lüks tüketim olarak düşünülse bile sabit telefon öyle değil. Dünyada telefonu bu kadar pahalı kullanan kaç ülke vardır acaba? &lt;strong&gt;Hiç Alo demeden sadece kablo bağlı diye 17 TL ödeyen kaç ülke vardır?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-5070528695584529156?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/5070528695584529156/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/05/turkcelllilerden-turkcelle-isyan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5070528695584529156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5070528695584529156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/05/turkcelllilerden-turkcelle-isyan.html' title='Turkcell&apos;lilerden Turkcell&apos;e isyan...'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/S_a_StKFBzI/AAAAAAAABAo/cJS1szrjJ-k/s72-c/ads%C4%B1z2.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1454809871555429651</id><published>2010-04-22T10:57:00.000+03:00</published><updated>2010-04-22T12:04:10.440+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Garanti Bankası'nın Bilmemizi İstemediği Gerçekler...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/S9ABMhdAE0I/AAAAAAAABpI/30BpRF5Sdcc/s1600/garanti.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="312" src="http://4.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/S9ABMhdAE0I/AAAAAAAABpI/30BpRF5Sdcc/s640/garanti.jpg" width="640" wt="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kredi kartları artık sıradan birer kağıt yığını gibi dolanıyor ceplerde. Bankalar kredi kartı vermek için birbiriyle yarışıyor, hem de ne yarışmak. Tüketimin körüklendikçe körüklendiği,&amp;nbsp; daha çok harcamanın, daha çok tüketmenin marifetmiş gibi algılandığı günümüzde malesef insan olarak ne kadar kaçmaya kaçınmaya çalışsak da zaman zaman zaafımıza yenik düşüp ucundan kıyısından yakalanıp bulaştığımız olmuyor değil. Tam da şu günlerde bir bankanın kredi kartı konusunda kendimi ikna etmişken sabah sabah karşıma çıkan &lt;a href="http://www.dogadernegi.org/index.php?sayfa=haber&amp;amp;id=489"&gt;Doğa Derneği'nin&lt;/a&gt; yeni kampanyasıyla silkinip yeniden kendime geldim. Meğer binlerce yıllık medeniyete beşik olan ve bugün yok olmakla karşı karşıya kalan Hasankeyf'in yok olmasına neden olacak olan Ilısu Barajı'nın yapımı için kredi veren bankanın güya çevreye duyarlı bankalar Akbank ve &amp;nbsp;Garanti tarafından sağlandığını öğreniyorum.&amp;nbsp; Hem de yine Doğa Derneği'nin Garanti Bankası'nın güya sempatik olan reklamını devam ettirerek ve çocuk mu kandırıyorsunuz mesajıyla verdiği acı gerceğe dikkat çeken çarpıcı videosuyla...&amp;nbsp; Durum bu işte, koca bir&amp;nbsp; tarihin daha çok kazanma iştahasıyla nasılda küçümsendiği...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1454809871555429651?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1454809871555429651/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/04/garanti-bankasnn-bilmemizi-istemedigi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1454809871555429651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1454809871555429651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/04/garanti-bankasnn-bilmemizi-istemedigi.html' title='Garanti Bankası&apos;nın Bilmemizi İstemediği Gerçekler...'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/S9ABMhdAE0I/AAAAAAAABpI/30BpRF5Sdcc/s72-c/garanti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-4199419191597238722</id><published>2010-04-14T10:10:00.000+03:00</published><updated>2010-04-14T10:10:00.485+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Papatyalar Nereye Kayboluyor?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/S8VqEHUXDQI/AAAAAAAABoU/pfRVh5g2BFk/s1600/DOGA_15MAYIS09+(9).jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/S8VqEHUXDQI/AAAAAAAABoU/pfRVh5g2BFk/s400/DOGA_15MAYIS09+(9).jpg" width="266" wt="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Birkaç gündür dikkatimi çekiyor, bir arkadaşım da geçenlerde şikayetleniyordu. Belki şu bahar günlerinde çok romantik bir tepki gibi görünebilir ama, yaşadığımız hayat bu kadar plastik kokarken, evle iş arasında bitmemecesine bir mekik dokurken&amp;nbsp; belki zaman zaman gözümüze çarpıp bizi bir anlık bile olsa mutlu edebilen&amp;nbsp;sarı beyaz papatyaların bir bir gözümün önünden yok edilmesi çok canımı sıkmaya başladı. Bir farkındalık yaratmak lazım belki. Kır çiçeklerimiz şu aralar Park ve Bahçeler müdürlüğü ya da her ne ise görevli birimlerin ismi işte onlar tarafından şehri güzelleştiriyorum bahanesiyle bir bir biçilip yok ediliyor. Şehrin her yerine hazır gibi serilen&amp;nbsp; yapay çimler asıllarının yerini alıyor. Boğazın sırtlarını&amp;nbsp; süsleyen papatyalar acımasız çim biçme bakineleri ile tırpanlanıp, yoz tepelere dönüştürülüyor alanlar. Sizin de dikkatinizi çekti mi? Ya da&amp;nbsp; sizce bu yapılan şık mı? Kimin&amp;nbsp; umurunda peki?&amp;nbsp; Bir şey yapmalı....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-4199419191597238722?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/4199419191597238722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/04/papatyalar-nereye-kayboluyor.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4199419191597238722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4199419191597238722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/04/papatyalar-nereye-kayboluyor.html' title='Papatyalar Nereye Kayboluyor?'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/S8VqEHUXDQI/AAAAAAAABoU/pfRVh5g2BFk/s72-c/DOGA_15MAYIS09+(9).jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-6229721469690860153</id><published>2010-04-14T10:01:00.000+03:00</published><updated>2010-04-14T10:01:04.551+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Emek Heba mı Oluyor?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/S8VoC0j6ttI/AAAAAAAABoQ/l0I8LdBNVjo/s1600/DSCN2528.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/S8VoC0j6ttI/AAAAAAAABoQ/l0I8LdBNVjo/s320/DSCN2528.JPG" width="240" wt="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Şimdi okudum ve kanım dondu. İşte &lt;a href="http://www.posta.com.tr/siyaset/YazarHaberDetay/Basiniza_Emek_kadar_alisveris_merkezi_dussun_.htm?ArticleID=25397"&gt;burada&lt;/a&gt;.İstanbul'a geldiğim ilk yıllardan itibaren benim için sinemanın diğer adı olan Emek sineması alışveriş çılgınlığına kurban ediliyormuş. Beyoğlu'nun en güzel binalarından birisi olan, herşeyden önce başlıbaşına bir tarih olan, her taşı, her zerresi perdesinde endam eden binlerce hayale tanıklık eden, tarih kokan, kimilerinin çocukluğu, kimilerinin ilk gençliği, kimilerinin yaşlılık günlerin tek sırdaşı olan bu sıradışı mekan korunmalı. Bu tarih katline birileri dur demeli. Yeni demek illaki eskiyi yıkmaktan geçmemeli. Belediye Başkanı bir mimar olan şehirde bu katliam olmamalı! Ne yapmalı, ne yapmalı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-6229721469690860153?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/6229721469690860153/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/04/emek-heba-m-oluyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6229721469690860153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6229721469690860153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/04/emek-heba-m-oluyor.html' title='Emek Heba mı Oluyor?'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/S8VoC0j6ttI/AAAAAAAABoQ/l0I8LdBNVjo/s72-c/DSCN2528.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-8202019683888751948</id><published>2010-04-11T02:11:00.000+03:00</published><updated>2010-04-11T02:19:47.406+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>pembe kimlik!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Saray Halının reklamı takılıyor günlerdir kafama. "hanımlar pembe kimliğinizle gelin, ikinci halıyı bedava götürün" gibi bir sloganı var. Hanımların kimliğinin başka renkte olma imkanı yok! TC kadınlara pembe, erkeklere de mavi kimlik veriyor. Acaba kadın görünümündeki erkeklere mi (travestilere) halı hediye etmiyorlar dersiniz?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-8202019683888751948?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/8202019683888751948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/04/pembe-kimlik.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8202019683888751948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8202019683888751948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/04/pembe-kimlik.html' title='pembe kimlik!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-3437167473230735782</id><published>2010-02-01T02:27:00.001+02:00</published><updated>2010-02-01T02:32:16.926+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İLETİŞİM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Yönetebilmek!!!</title><content type='html'>Bir Yönetici düşünün ki;&lt;br /&gt;Kendisine bir sorununuzu anlatıp, ilgilenmesini rica ettiğinizde karşılığında size verdiği cevap: &lt;strong&gt;Herkes işini yapsın!&lt;/strong&gt; olsun...&lt;br /&gt;???&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-3437167473230735782?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/3437167473230735782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/01/yonetebilmek.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/3437167473230735782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/3437167473230735782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/01/yonetebilmek.html' title='Yönetebilmek!!!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-6470845202374765811</id><published>2010-01-06T12:16:00.000+02:00</published><updated>2010-01-06T12:34:02.076+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>İnsanlığımızı Nerede Yitirdik?</title><content type='html'>Bu sabah insan olmaktan utandığım bir tabloyla daha karşılaştım. Güzeller güzeli bir sokak köpeği bizim gibi şehir yaşamının arasına sıkışmış ama bizden eminim daha zor şartlarla mücadele ederek rızkının peşinde koşarken bu sabah kendini bilmez, duyarsız bir şoförün dikkatsizliği sonucunda  yaralandı.  Servis şoförümüzün çarptı çarptı sesiyle yola baktım ki simsiyah zifir rengi bir köpek yolun ortasında can çekişiyordu. Başından yaralanmıştı ve malesef çarpan şoför onu orada öylece bırakıp kaçıp gitmişti. Neyseki bir tane vicdan sahibi kadın köpeği kucakladı ve götürdü ama başından yaralanan köpeğin durumu çok ağırdı sanırım.  Serviste olduğum için ve orada inemediğim için malesef köpeğin akıbetini öğrenme şansım olmadı ama aynı yolda daha önceki hafta da genç bir kıza çarpıp yine hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etmeye çalışan belediye otobüsü şoförü aklıma geldi ve ürperdim tekrar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani hayvan da olsa insan da olsa hepsi bir can taşıyor ve yine can taşıyan başka bir canlı o cana zarar veriyor ve sonrada hiçbir şey yokmuş gibi normal hayatına geri dönüyor. O günde çevreden yetişip otobüs şoförünü durdurup engel olmasalardı gitmesine, sanırım hiçbirşey olmamış gibi devam edecekti yoluna, kendi hayatına. Kazanın şokuyla ayaklanıp kaldımının kenarına kendini zar zor atan genç kızın şaşkınlığı ve elbette çarpma anında otobüsün önünde yuvarlandığı  sahneler hala gözümde. Neyseki kızın durumu iyi. Peki kızın durumu iyi de bizim insanlık durumumuz iyi mi, insanlığımıza ne oldu. Nerelerde hangi zaman diliminde yitirdik acaba bu hasletimizi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri köpek biri insan ve işte iki örnek, peki farkeder mi vicdan sahibi bir yürek için...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-6470845202374765811?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/6470845202374765811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/01/insanlgmz-nerede-yitirdik.html#comment-form' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6470845202374765811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6470845202374765811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2010/01/insanlgmz-nerede-yitirdik.html' title='İnsanlığımızı Nerede Yitirdik?'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-6541268696645037370</id><published>2009-11-28T00:35:00.000+02:00</published><updated>2009-11-28T01:18:25.992+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>İşkenceyle Kurban!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bu akşam bir haber seyrettim. Her bayram olduğu gibi klasik boğa firarlarından biri sanıyorsunuz önce... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ama sonra nasıl tepki göstereceğinizi şaşıyorsunuz... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sadece beddua ederek yüreğinizi serinletmeye çalışıyorsunuz...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ama yetmiyor, ah keşke elime geçseydi şu adam diyorsunuz...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sonra neden çevredekiler sizin hislerinize tercüman olmamış diye daha da yanıyor içiniz...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ATV sansürleyerek verdi haberi. Verilmesi gerektiği gibi. "Dine de sığmıyor, insanlığa da" başlığıyla. Evet öyle! TGRT Haber daha sansürsüz verdi. Yukarıdaki hislerim beşe katladı. Hiç vakit kaybetmeden yazmak istedim. Belki bir yerlerden sesimi duyarlar da o kasap bozuntusu hakkında işlem başlatılır diye...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Olay Şanlıurfa'da geçiyor. Kaçan bir boğa güçlükle yakalanıyor ve bir iple elektrik direğine bağlanıyor. Buraya kadar her şey normal. Sonra kasap show yapmaya başlıyor. Adeta dans eder gibi boğanın etrafında dönüyor ve elindeki bıçakla arka ayaklarına birer darbe vuruyor. Can havliyle kesik ayaklar üzerinde bir kere daha kaçmak istiyor boğa. Ancak boynundan bağlı, kaçması mümkün değil. Şovmen kasabımız tekrar sahneye çıkıyor ve son darbeyi vuruyor boğaya. Boğazına attığı bıçak darbesiyle yere yığılan boğa can çekişe çekişe ölüyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İnsanlar da sanki bir şov izliyormuş gibi izliyor olayı. Bir kaç cılız ses çıkıyor ama onlar da boğanın sahipleri ve polis memuru tarafından uzaklaştırılıyor. Kasap da habercilerin mikrofonlarına kahraman edasıyla yaptığının ne kadar doğru olduğunu anlatıyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Öncelikle boğanın sahiplerine sesleniyorum. Kurbanınız kurban değil. Zira kurban edilecek hayvanın hiçbir sakatlığının ve eksiğinin olmaması lazım. İçiniz elverirse o mundar ettiğiniz hayvanın etiyle ziyafet çekersiniz kendinize. Baş köşeye de kasabı oturtun, kahramanınız ne de olsa... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;VEEE yetkililere sesleniyorum. Bu adamın bir ceza alması lazım. Bana kalsa hayvana yaptıklarının aynısının yapılması gerekiyor. Ancak hukuk sistemimizde böyle bir ceza olmasa gerek. O zaman en uygun ceza ne ise o verilmeli. Öyle ki, bir kişi daha buna cesaret edememeli. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-6541268696645037370?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/6541268696645037370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/11/iskenceyle-kurban.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6541268696645037370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6541268696645037370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/11/iskenceyle-kurban.html' title='İşkenceyle Kurban!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-7446923801321681778</id><published>2009-11-06T16:49:00.000+02:00</published><updated>2009-11-06T17:16:57.804+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>Neden dizi çocukları gayri meşru?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Çok dikkat ediyorum son zamanlarda dizilerin çoğunda meşru çocuk doğmuyor. Son dönemde yayınlanan dizilere göz atalım hemen. Ezel, Yaprak Dökümü, Kış Masalı, Unutulmaz, Canım Ailem, Parmaklıklar Ardında, Adanalı... vs. Burada adı geçmeyen dizilerin bir çoğu da başka nedenlerden sabıkalı. Geçtiğimiz sezonlarda yayınlanan Hatırla Sevgili Dizisinde de durum farklı değildi! Üstelik dizi boyunca doğan çocukların hepsi gayri meşru idi. Bunlar olmayan şeyler değil elbet ama bunun normalleştirilmesi ve halka böyle sunulması korkunç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce çocuk sonra evlilik modası var bir de. Özellikle sanatçı magazin camiasında çok yaygın. Çocuğumuz olacak o zaman biz evlenelim... Bunları magazin programlarından öğreniyoruz hatta özendiriliyoruz. Bakın ne güzel çiftler diye. Dizilerle de pekiştirme yapılıyor. Zengin hayatlar, büyük ve ölümsüz aşklar... Belki de gerçek hayatta yaşanmayacak kadar masalsı şeyler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senarist Birol Güven kendisiyle yapılan bir röportajda söylemişti yanlış hatırlamıyorsam "Türk dizilerini seyreden bir yabancının bu ülkede yaşayan insanların yarısının hastanelerde yaşadığını zanneder" diye. Çünkü hemen her dizide kahramanlar ya vurulur, ya kanser olur, ya trafik kazası geçirir, ya bilmem ne... Dizi kahramanları hastaneden hastaneye koşarlar... Birol Güven'in yürüttüğü mantıkla bakacak olursak durumumuz hiç de iç açıcı değil! Bu ülkedeki dizileri seyreden yabancıların bunca gayri meşru çocuk, bunca çarpık ilişkiden sonra hakkımızda varacağı kanaati ben şahsen düşünmek bile istemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen ben de bunların bir proje olduğunu düşünüyorum. &lt;strong&gt;"Ahlakı çökertme projesi"&lt;/strong&gt; ya da daha doğrusu &lt;strong&gt;"yeni bir ahlak yaratma projesi" Bu ülkenin insanını değerlerinden koparan, bizi başka bir şey olmaya zorlayan bir proje...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Haber 7&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;6 Kasım 2009 Ekran Timi'nden alıntılanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-7446923801321681778?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/7446923801321681778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/11/neden-dizi-cocuklar-gayri-mesru.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7446923801321681778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7446923801321681778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/11/neden-dizi-cocuklar-gayri-mesru.html' title='Neden dizi çocukları gayri meşru?'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-319899274332807968</id><published>2009-10-21T15:44:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T16:15:08.556+03:00</updated><title type='text'>Utanmıyorlar!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bu sabah işe gelirken metrobüste yan tarafımda duran adamın gazetesine takıldı gözüm. Yanlış görmediysem Hürriyet ya da Milliyet Gazetesi'ydi. Gazete katlanmış ve iç sayfalar olduğu için iyi göremedim. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bir haber ilişti gözüme. Edirne'de ormana prefabrik mescid yapılmış. Efendim nasıl olur da böyle birşey yapılırmış? İnsanlar oraya içki içmeye gidiyormuş. CHP milletvekili de meslis gündemine taşıyacakmış. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;(Haberin tamamı &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12738504.asp?gid=233"&gt;burada&lt;/a&gt;.)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hadi tartışanlar utanmıyor ama bu haberi yapan muhabir ve yayınlayan gazete de mi utanmıyor? Namaz kılmak turistik bir vazife değil. Gelen turustler Selimiye Camii'ni görmek ister evet. Ancak buranın piknik yapmaya giden halkından namaz kılmak isteyen olmaz mı hiç?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-319899274332807968?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/319899274332807968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/utanmyorlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/319899274332807968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/319899274332807968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/utanmyorlar.html' title='Utanmıyorlar!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-7700545796718421419</id><published>2009-10-19T17:28:00.001+03:00</published><updated>2009-10-19T17:29:06.909+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ'/><title type='text'>Son Durum!</title><content type='html'>Celal Birsen'den yaşadığım sorunlara ilişkin hala bir muhatap bulamadım ama şemsiyem elime ulaştı, bildirmek istedim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-7700545796718421419?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/7700545796718421419/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/son-durum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7700545796718421419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7700545796718421419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/son-durum.html' title='Son Durum!'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-444059872990936487</id><published>2009-10-09T17:29:00.000+03:00</published><updated>2009-10-09T17:55:16.433+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ'/><title type='text'>Bırakın Yağmur Yağsın, Nasılsa Celal Birsen Var!</title><content type='html'>Sonbahar geldi, malum yağışlar kapıda. Eşim emektar şamsiyesini geçen gün otobüste unutmuş. Hem onunla anılar biriktirdiği için hem de gerçekten kaliteli bir şemsiye olduğu için ardından baya bir üzüldü. Ben de bu evlilik yıldönümümüzde ona bir iki hediyeyi birlikte almak istedim. Listenin başında da şemsiye vardı elbette. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternette yaptığım bir iki araştırmanın sonunda Celal Birsen'in küçük çantalara bile sığabilen ebattaki şemsiyesini almaya karar verdim. Araştırırken de gördümki markanın resmi sitesinde online satış  bölümü de var üstelikte kargo ücretsiz teslimle.  Hemen formlarını doldurdum, kart bilgilerimi girdim ve siparişimi verdim. Bekliyorumki ertesi gün en geç bir sonraki gün elimde olur. Fakat heyhat siparişimin üzerinden iki gün geçmesine rağmen bir tık yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü gün arayıp siparişimle ilgili bir gelişme olup olmadığını sordum ve telefona bakan hanımefendi adımı bile sormadan bana  'siparişinizi bugün kargoya veriyorum, yarın elinizde  olur' dedi. Peki dedim ve kapattım ama ürünüm elime ertesi günde ulaşmadı. Bekledim bir gün daha ve  ertesi gün yine aradım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun uğraş sonrası düşürebildiğim telefonda bu kez  sekreter bana ilgili arkadaşın yerinde olmadığımı daha sonra aramam gerektiğini söyledi. Ben de kendisine irtibat bilgilerimi bıraktım ve derdimi anlattıktan sonra beni aramalarını rica ettim. Tabi arayan soran olmadı haliyle ve akşama doğru tekrar aradım. Yine epey uğraştıktan sonra ancak online satışlarla ilgili olduğunu belirten bayan çıktı telefona ve bana ürün sipariş kodumun ellerine ulaşmadığını ve irtibat bilgilerimin de ellerinde olmadığını bu nedenle  ürünü gönderemediklerini ve bizi de arayamadıklarını söyledi.  Ben de kendisine sabırla, siteye üye olurken zaten hem e-mail hem de telefon bilgilerimi girdiğimi, aynı şekilde kod da girdiğimi belirttim.   Bu kez bana bilgileri kendilerinin göremedikleri ve  sadece bankaya gittiği şeklinde saçma bir açıklama yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki dedim bana ne zaman göndereceksiniz ürünü, bayan 'kodunu verirseniz hemen şimdi gönderiririm' dedi. Ben de ürün kodunu telefonda tekrar kendisine verdim fakat kendileri yine benden hiçbir telefon ya da adres bilgisi alma gereği duymadı. Ayrıca ürün tutarı kredi kartımdan alınmış ve fakat ürün teslim edilmemiş haldeyken siz bana bilgilerimi göremediğini söylüyorsunuz. Bu durumda şayet ben sizi aramasaydım bu konuda nasıl bir yol izliyecektiniz ürünü teslim etmek için dedim, bayan bana 'bütün müşterilerimiz bizi arar bu durumlarda' diye abuk bir cevap verdi. Yani dedim sizin eksik hizmet zincirinizde  bizim  mi arayıp takipçi olmamız gerek, evet dedi.  Peki dedim ve telefonu kafamda sorularla kapattım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi benim anlamadığım şu, eğer siteye üye olurken  girdiğim adres, telefon ve e-mail bilgilerimi  oradaki satış görevlisi  göremiyorsa benden teslim adresi almadan ürünü nasıl ve nereye gönderecek, şayet bilgilerimi görebiliyorsa da neden bana göremiyoruz diye bir yalan söyleme ihtiyacı hissetti?  Sonuçta sipariş gecikmiş olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından müşteri temsilcileri ya da Halka ilişkiler departmanıyla görüşmek ve derdimi anlatmak üzere firmayı tekrar aradım.  Çünkü yaptığım görüşmede kesinlikle tatmin olmamıştım. Yine uzun uğraşlardan sonra  telefonu düşürdüm ve sekreterden halkla ilişkiler ya da müşteri temsilcisi ile görüşmek istediğimi söyledim, ardından nereye aktarıldığımı bile bilmediğim bir yerde dakikalarca telefon açık ortamın sesleri geliyor ve fakat kimse benimle konuşmuyor halde bekletildikten sonra pes edip telefonu  kapattım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir haftanın sonunda ürünüm hala elime ulaşmamış ve doğru düzgün bir muhatap bile bulamamış halde Celal Birsen markasından buz gibi soğudum.  Ürünüm hala gelmedi ve gelip gelmeyeceği de meçhul. Peki ben bu işin peşini bırakacak gibi miyim, hayır!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-444059872990936487?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/444059872990936487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/brakn-yagmur-yagsn-naslsa-celal-birsen.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/444059872990936487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/444059872990936487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/brakn-yagmur-yagsn-naslsa-celal-birsen.html' title='Bırakın Yağmur Yağsın, Nasılsa Celal Birsen Var!'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-5292595383758405556</id><published>2009-10-05T16:41:00.000+03:00</published><updated>2009-10-05T16:51:30.436+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>Hareketler Güzel Ama?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Çok Güzel Hareketler Bunlar… Başladığı günden beri ara ara beğenerek seyrediyorum. Ancak bana göre en iyi performanslarını dün geceki Oskar Töreninin konu olduğu skeçleriyle sergilediler. Kısa müzikal tadındaki skeç oyunculuğu ve esprileriyle hayli güzeldi. Tebrik etmek istiyorum ve bu kalitedeki skeçlerin devamını diliyorum.&lt;br /&gt;Ancak eleştiri yapmadan da geçemeyeceğim. Çünkü sıkıştıkları her noktada çok fazla belden aşağı espriler yapılıyor. Çocukların da televizyonda olmasa da internette seyrettiği skeçler kötü örnek olabilir. Bu eleştirileri engellemek için Yılmaz Erdoğan’ın seyirciler arasına çocukları oturtup sonra da onlara “ahlakınız bozuluyor mu?” mealindeki sorular sorması bu durumu aklamaz! &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;İki yeni dizi: Ezel ve Kapalıçarşı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Geçtiğimiz hafta Pazartesi iki yeni dizi başladı. Show TV’de Ezel, ATV’de Kapalıçarşı. Her ikisini de hafta sonu tekrarlarından izledim. Ezel gayet iyi hazırlanmış bir proje izlenimi veriyor. Cansu Dere dışında oyuncu seçimi de iyi. Uyarlama konusunda başarılı olan Ay Yapım bakalım bu dizide de aynı başarıyı gösterebilecek mi? Monte Kristo Kontu uyarlaması olan dizi ne kadar uzun ömürlü olabilir bilemiyorum. Konunun aslına sadık kalınırsa bir süre sonra sıkıntı çekebilirler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kapalıçarşı’ya gelince… Açıkçası beni Ezel’den daha fazla etkiledi. TMC Canım Ailem’den sonra yine sıcak ve naif bir konu ile izleyiciyi buluşturuyor. Oyuncu kadrosu da oldukça iddialı. İlk bölümüyle Ezel’in gerisinde kalmış gibi görünse de bence ilerleyen bölümler büyük çekişmelere şahit olacağız.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Dizilerdeki mantık hataları&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Beni rahatsız eden bir durum var. Dizilerdeki mantıksızlıklar. Tamam bir yere kadar izleyici yiyor da. Bir yerden sonra kendi kendine soruyor. Ezel çok iyi başladı dedik ama en can alıcı sahnesi daha doğrusu hikayenin asıl noktasında yapılan hata insana bu kadar da olmaz dedirtiyor. Arkadaşları tarafından üzerine suç yıkılmak istenen kahramanımıza, daha sonra cinayette kullanılacak olan silahı tutturuluyor. Ancak sahnede çok açık görünüyor ki sadece silahın namlusundan tutuyor. O şekilde tutarak adam öldüremeyeceği kesin. Ayrıca parmak izlerini silmeyi akıl eden adam silahın her yerini siler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Unutulmaz dizisindeki mantıksızlık ise bir öncekinden daha da vahim. Büyük bir Holdingin Yönetim Kurulu toplantılarında söz sahibi olan ve holdingin sahibi aileye gelin gidecek olan kızın ailesi o kadar fakir o kadar fakir ki, faturalarını ödeyecek para bulamıyorlar. Yoksa kıyafet, ayakkabı ve çantalarına para vermekten ailesine para yetiştiremiyor mu bu kız!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aynı durum Yaprak Dökümü’nde de var. Aile çok ama çok sıkıntıda. Baba ay sonunu getirmek için hesap üstüne hesap yapıyor. Ama kızlar bir giydiklerini bir daha giymiyor?!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Elveda Rumeli’de 9 yıl sonrasının oyuncu seçiminde sıkıntı yaşamış. Ailenin en küçük kızı Zarifecik diğer kızlardan daha büyük görünüyor. Üstelik en büyük abla ile birlikte okuyup geldi muallime oluyor. 9 yıl önce en fazla 6 yaşında olan bu kız şimdi 15 yaşında olmalı ama?!! Büyütülen bütün çocuklarda aynı sorun var. Yaşlılık makyajları da inandırıcı değil. Oysa en iyi dizilerden biriydi bu konuda. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bunlar sadece birkaç örnek.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Es-Es'e ne oldu?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ATV iyi dizilerinden ES-ES’i yayınlamadı bu hafta. Acaba dizi yetişmedi mi, yoksa Bir Şarkısın Sen’i eski gününe mi almaya karar verdi? Ancak ES-ES ne zaman yayınlanacak, bu konuyla ilgili de bir tanıtım dönmedi. Yoksa ‘Ey Aşk Nerdesin?’ ve ‘Yalancısın Sen’ dizilerinden sonra ES-ES’i de mi kaldırmaya karar verdi? Bu kadar ahlaksız dizinin içinde nispeten izlenebilecek dizilere biraz daha şans verilse diyorum. AGB’nin ölçümlerinin ne kadar adaletli olduğu konusunda da şüpheliyim çünkü! &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;05.10.2009&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;EKRAN TİMİ - Haber 7&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="mailto:ekrantimi@haber7.com?subject=Ekran%20Timi"&gt;mailto:ekrantimi@haber7.com?subject=Ekran%20Timi&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-5292595383758405556?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/5292595383758405556/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/hareketler-guzel-ama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5292595383758405556'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5292595383758405556'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/hareketler-guzel-ama.html' title='Hareketler Güzel Ama?'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-3916604017730167809</id><published>2009-10-02T16:45:00.000+03:00</published><updated>2009-10-02T16:53:07.082+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>Benim Görgüm Bana Yeter!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Dün tesadüfen takıldığım Kanal D’nin “Güzel Bir Gün” isimli programında söyledi şarkıcı Mehtap bu sözleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Televizyon eleştirisi yazmaya başladığımdan beri asla seyretmem dediğim programlara bile bakar oldum. Gerçi onlara gerek yok, malzeme bol ama ben yine de göz gezdiriyorum kanallara…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte dün sabah da öyle gezinirken adı geçen programa rastladım. Açtığımda Deniz Adalı stüdyoya davet ediliyordu. Deniz Hanım’ı sadece dizilerdeki performansından tanıyorum açıkçası. Kibar ve hoş bir İstanbul Hanımefendisi izlenimi veriyor. Görgü kuralları, konuşma adabı gibi konular üzerine konuşması için çağırılmış programa ve Halkla İlişkiler Uzmanı olarak tanıtıldı. Gayet ciddi ve kibar bir ifade ile anlatmaya başladı. Yüzünde tebessümü de vardı. Ancak daha önceden stüdyoda bulunan Alaturka Şarkı Yarışması’ndan çıkan Mehtap daldı sözün içine. Ve bundan sonra karşılıklı tartışma başladı. Şarkıcı Mehtap tüm kabalığı ve terbiyesizliğiyle saldırdı Deniz hanıma ve Cem Davran da programın sunucusu olarak buna çanak tuttu. Bu duruma daha fazla dayanamayan Deniz Adanalı; beni bilerek mi böyle bir tartışmanın içine sokuyorsunuz? Ben burada çok komik kaldım, en iyisi gideyim diyerek tepki gösterdi. Ama Cem Davran siz de programı terk ederek görgüsüzlük yapıyorsunuz mealindeki sözleriyle Deniz Hanım’ı ikna etmeye çalıştı. Diğer konuk Gürgen Öz ortamı yumuşatma adına bir şeyler söylemeye çalışırken Mehtap yine daldı son sözü söylemek için: Ben ailemden öğrendim görgü kurallarını. Benim görgüm bana yeter!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece reklam arası verildi sonrasını seyretmedim zaten kalbim dayanmazdı. Böyle bir tartışmaya çanak tutan Cem Davran’ın da amacı, olmayan reytinglerini yükseltmekti sanırım?!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün biraz da “Zuhal Topal’la İzdivaç” programına baktım. Bu programla ilgili detaylı bir araştırmam var daha sonra onu da yazacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nakliyeci genç bir çocuk çıkmış ekrana eş arıyor. Kızın birisi aramış. Üniversitede Hukuk okuyormuş ve bu çocukla evlenmek istiyormuş. Şaşırdım kaldım. Acaba bu kızımız macera mı arıyor o yaşında? Nedir onu eş aramak için televizyona çıkan biriyle evlenme fikrine iten? Henüz çok genç olduğu anlaşılan kızımızın ne gibi bir ruhsal problemi var da aşkı ve sevgiyi ve hatta yuva kurmak için aradığı eşi televizyondaki bir evlenme programında arıyor? &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;EKRAN TİMİ - Haber 7&lt;/div&gt;&lt;a href="mailto:ekrantimi@haber7.com"&gt;ekrantimi@haber7.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;01.10.2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-3916604017730167809?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/3916604017730167809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/dun-tesadufen-takldgm-kanal-dnin-guzel.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/3916604017730167809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/3916604017730167809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/dun-tesadufen-takldgm-kanal-dnin-guzel.html' title='Benim Görgüm Bana Yeter!'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1770480496000911036</id><published>2009-10-02T13:45:00.000+03:00</published><updated>2009-10-02T16:47:04.360+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>Reklam Olsun Da Biraz İnsaflı Olsun...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bir dönem reklam arası dizi seyrediyorduk. Bu öyle saçma bir hal almıştı ki, kanalların reklam gelirlerinden pay alan RTÜK bile dayanamayıp duruma el koydu. Kaç dakikada bir reklam verilebilecek, reklam sürelerinin ne kadar olabileceği konusunda kurallar getirdi. Bu bir önem rahat TV seyretmemizi sağladı.&lt;br /&gt;Ancak sınır tanımayan TV kanalları yeni formüller geliştirdiler. Zira reying savaşları yüzünden dev bütçeler yatırdıkları dizilerden fazlasıyla para kazanmaları gerekiyordu. İzleyicinin seyrine doyamadığı dizilerin süreleri reklam kuşak sayısını arttırmak için neredeyse sinema filmi süresi kadar oldu. Prime Time denen en çok TV seyredilen saatler PT1 ve PT2 diye ikiye bölündü. Çünkü savaş vardı ve artık bir değil iki dizi ya da program sığdırılmalıydı. Süreler de uzayınca saat 01:00’lara sarkan PT2 dizilerinin seyircileri uykusuz kaldı. Sonra RTÜK buna da el koydu. Ve diziler gece 12:00’dan önce bitmeye başladı.&lt;br /&gt;TV kanallarında formül bitmiyor tabi. Kısalan süreleri yüzünden yeterince reklam alamayınca, araları uzatmak için “tanıtıcı reklam” “bir reklam” gibi kuşak dışı reklam almaya başladılar. Hatta daha da ileri gidip reklam cıngıllarına da reklam aldılar. Ve bizler eski günlerimize, reklam arası dizi günlerine geri döndük. Ayrıca dizi süreleri daha da uzadı ve yine saat 01:00’lara sarkıyor. En ufak boşlukları bile değerlendiren TV kanallarına RTÜK’ün yeniden dur demesi lazım!&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;EKRAN TİMİ - Haber 7&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="mailto:ekrantimi@haber7.com"&gt;ekrantimi@haber7.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;28.09.2009&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1770480496000911036?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1770480496000911036/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/reklam-olsun-da-biraz-insafl-olsun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1770480496000911036'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1770480496000911036'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/reklam-olsun-da-biraz-insafl-olsun.html' title='Reklam Olsun Da Biraz İnsaflı Olsun...'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-7509350277152992037</id><published>2009-10-02T13:04:00.000+03:00</published><updated>2009-10-02T16:47:29.701+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>Dizi dizi ahlaksızlık!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Geçen yazımızın yorumlarında Beyza Nur isimli okuyucumuz “unutulmaz” dizisinin kötü model olmasından bahsetmiş ve bu konuya da yer vermemizi istemiş. Ben de uzun zamandır dizilerin çoğunu takip ediyorum ve her dizide ve her bölümde ele alınacak yüzlerce konu çıkarıyorum. Dün akşam da Unutulmaz’ın yeni bölümü vardı. Zaten içeriğini ve konusunu az çok bildiğim diziye şöyle bir göz attım. Konusunun facia olması kadar mantığı da oturmamış dizinin. Seyredenler biliyordur; ablasının nişanlısından bebek bekleyen kızın çok sevdiği ablasını üzmemek için aşkını yaşayamamasının dramı anlatılıyor kısaca… Dün akşamki bölümünde de esas oğlanın holdinginin önünde bomba patlıyor. Ortalık ana baba günü. Her tarafta yaralıların imdat çığlıkları… Hal böyleyken birbirlerine bir şey olmasından çok korkan baldız ve enişte sıkı sıkı sarılıp aşklarını bir kez daha itiraf ediyorlar. İşin asıl can alıcı noktası ise kızın “burada ne oldu?” sorusuna aşık eniştenin verdiği cevap! “umrumda değil, sana bir şey olmadı ya!” Edepsizliği geçtim, insanlıkta mı öldü kardeşim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu satır aralarında kalan bir örnek sadece. Aslında yerli dizilerde ahlaksızlığın normalleştirilmesi daha öncelere dayanıyor. TRT zamanında özellikle yerli filmlerde ve dizilerde öpüşme sahneleri bile yadırganırken, bu durum özel televizyonların “sansüre hayır” sloganıyla kırılmaya başlandı. Şimdi ise genel izleyici logosu ile en çok seyircinin ekran başında olduğu Prime Time 1 denilen Ana Haber sonrası kuşakta yayınlanan dizi ve filmlerdeki sahneleri akıl almıyor… Rating uğruna toplum ahlakını ve çocukların gelişimini hiçe sayan TV kanalları ahlaksızlıkta yarışır hale geldiler. Şimdi hangisiydi hatırlamıyorum ama geçtiğimiz sezonlarda yayınlanan dizilerden birinde doğan bebeklerin hepsi gayri meşruydu. Çocuğunun hayatını kurtarmak için para karşılığı patronuyla birlikte olan anneyi bağrımıza bastık! Amcasının eşiyle yasak aşk yaşayan yakışıklı oğlana genç kızların hepsi aşık! (Tartışmalı sahnesiyle bir yazı geçiren dizi sezona hem de ramazanda yine bu sahneyle başladı. ) İki kız kardeşin paylaşamadığı ve sürekli birinin kaçtığı yakışıklı(!) da genç kızların sevgilisi diye lanse ediliyor. Lisede okurken hamile kalan babası Bakan(Daha önce karısını aldatmış) olan kızın çocuğunu doğurmak için ailesine karşı verdiği mücadeleyi örnek aldık! Okuma-yazma bilmeyen, masal kitaplarındaki resimlere bakıp, dağda ot toplayan Esmer’in büyüsüne kapılan ağanın küçük yaştaki kızı nasıl baştan çıkardığını anlatan masalı seyrettik! Kötü babası tarafından sürekli dövülen ve başlık parası karşılığı satılmak istenen güzel kızın bir ağanın metresi olma yolundaki macerasına yine ramazanda rating rekorları kırdırdık! Uzak akrabalarının yanında besleme olarak büyümüş, önce müziğine sonra kendine aşık olduğu müzisyenden olan gayri meşru çocuğunu gerçek babasından köşe bucak saklayan kızın, gururunu kurtarma ve tek başına ayakta kalma mücadelesini alkışladık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar sadece birkaç örnek. Daha yeni sezon tam başlamadığı halde şu an 40’a yakın dizi ekranlarda. Yeni sezonla birlikte bu sayı 50’leri aşacak. Bakalım daha nelerle karşılaşacağız?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;EKRAN TİMİ / Haber 7&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="mailto:ekrantimi@haber7.com"&gt;ekrantimi@haber7.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;17.09.2009&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-7509350277152992037?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/7509350277152992037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/dizi-dizi-ahlakszlk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7509350277152992037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7509350277152992037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/dizi-dizi-ahlakszlk.html' title='Dizi dizi ahlaksızlık!'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-481502437651839314</id><published>2009-10-02T13:00:00.000+03:00</published><updated>2009-10-02T13:44:21.945+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>Ev hanımlarına Allah sabır versin!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Geçtiğimiz günlerde evde istirahat ediyorum. Vakit geçmek bilmiyor, sohbet gazete de bir yere kadar… Annemle birlikte o kanal bu kanal geziyor, zap yapıyoruz moda tabirle. Tık, tık, tık, yok hiçbiri ilgimizi çekmiyor. Sözde tematiğinden tut, popüler yayın yapanına kadar onlarca kanal var kumandaya kayıtlı. Ama hiçbiri çekmiyor çekemiyor bizi kendine. Akşamlarımız uzun süredir dizilere mahkum eyvallah fakat gündüz kuşağında da zırıl zırıl kadınları ağlatan erkekleri bağırtan, sunucuların bir psikolog edasında had bildirip ahkam kestikleri süregelen programlar ekranı kaplamış durumda.&lt;br /&gt;Kanallarda ya kadının biri bağıra bağıra kocasına sayıyor bir yandan sulu sepken ağlarken, ya oruç günü yemek programları erken erken iştah kabartıyor, ya da 0-6 yaş grubuna hitap ettiğine inandığım diziler birbiri ardına endam ediyor… Annem en sonunda sıkılıyor ekranın sıkıcılığından ve bir tane film aç da izleyelim baksana ekran terapi merkezine dönmüş deyiveriyor.&lt;br /&gt;Sen misin onu diyen. Bu kez bilinçli bir izleyici edasında kanallar arasında film arayışına giriyorum. Fakat nafile! Abartmıyorum tam 20 dakika aşağı yukarı dolanıp duruyorum fakat ekranda yemek programından ve kadın programından başka hiçbir şeye rastlayamıyorum. Caaanım ulusal yayın yapan televizyonlarda ilaç için bile arasan bir tane ne yerli ne yabancı filmin izine rastlayamıyorum.&lt;br /&gt;Bu kadar çeşitliliğin arasında bu tektipleşmeyi hayretle tecrübe edip, pes ediyor ve ben de annemle birlikte oturup Oktay ustadan kabaklı çörek tarifi almaya karar veriyorum. Ama artık cidden ekrandaki bu tek tipleşme sizce de kabak tadı vermedi mi?&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;EKRAN TİMİ - Haber 7&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:ekrantimi@haber7.com"&gt;ekrantimi@haber7.com&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;14.09.2009&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-481502437651839314?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/481502437651839314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/ev-hanmlarna-allah-sabr-versin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/481502437651839314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/481502437651839314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/10/ev-hanmlarna-allah-sabr-versin.html' title='Ev hanımlarına Allah sabır versin!'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1183884473655806550</id><published>2009-09-29T16:12:00.000+03:00</published><updated>2009-09-29T18:59:44.590+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Kahveyi Kahve Dünyası'nda İçmeyin!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Dün akşam uzun süredir görüşmediğimiz arkadaşlarımızla Kabataş'daki Kahve Dünyası'nda buluştuk. Bizden daha önce orada olan iki arkadaşımız arkada köşede bir yerde oturmuşlar. bizi beklerken bişeyler atıştırmışlar. Kadro tamamlanınca biz de sipariş vermek için garsonu çağırdık. Ancak bize biraz sonra o bölümü kapatacaklarını bir üst bölüme geçersek orada siparişlerimizi alabileceğini söyledi. Biz de iyi niyet göstergesiyle kalktık ve geçtik. Gerçi bizden başka kimse kaldırılmadı oradan ama çok da önemsemedik açıkçası. Yeni yerimizde ilk siparişimizi verdik, yedik, içtik. Sonra son birer kahve içelim kalkalım dedik. Garsonu yeniden çağırdık ve bize garsonun cevabı " Burayı kapatıyoruz sizi yan tarafa alalım". Önce kulaklarımıza inanamadık. Bizimle dalga mı geçiyorlar anlamadık. Israrla yerimizde kahvemizi içmek istediğimizi ve kısa sürede kalkacağımızı belirttik. Ancak bize temizlik yapacaklarını ve siparişlerimizi alamayacaklarını söylediler. Bunun üzerine kalktık ve yetkili ile görüşmek istediğimizi söyledik. Ancak ne hikmetse yetkili kişiye (Arif Bey'miş) ulaşılamadı  bir türlü. Hesabımızı ödeyip çıktık. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Eli yüzü düzgün , arkadaşlarımızla vakit geçirebileceğimiz bir mekan olarak düşünüp gittiğimiz Kahve Dünyası'ndan hayal kırıklığı ve kabalığa maruz kalarak çıktık. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1183884473655806550?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1183884473655806550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/09/kahveyi-kahve-dunyasnda-icmeyin.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1183884473655806550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1183884473655806550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/09/kahveyi-kahve-dunyasnda-icmeyin.html' title='Kahveyi Kahve Dünyası&apos;nda İçmeyin!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-7446862083444430991</id><published>2009-09-17T13:58:00.000+03:00</published><updated>2009-09-17T14:02:09.905+03:00</updated><title type='text'>Bir Derdim Var!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Ramazanla birlikte bana bir rehavet çöktü. O kadar yazacak şey varken elim klavyeye gitmiyor. Hatta başlayıp bir türlü tamamlayamadığım bir sürü yazı var taslakta. Hergün bakıyorum başkası bir şeyler yazmış mı diye ama diğer yazarlardan da tık yok! Ya bu ramazan herkese mi aynı etkiyi yapıyor? Yoksa Eski Zaman'ın dediği gibi aranızda en dertli ben miyim?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Haydi Pamuk Eller klavyeye!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-7446862083444430991?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/7446862083444430991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/09/bir-derdim-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7446862083444430991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7446862083444430991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/09/bir-derdim-var.html' title='Bir Derdim Var!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-4412875169645378085</id><published>2009-08-22T12:05:00.000+03:00</published><updated>2009-08-25T11:30:41.363+03:00</updated><title type='text'>Medeniyetin içine tükürmek!</title><content type='html'>Habercilikte "haber atlatma" denen bir olgu vardır. &lt;br /&gt;Bilebildiğim kadarıyla, siz birşeyi yazacakken, bir bakmışsınız başkası sizden önce davranıp, o gün olayı patlatmıştır.&lt;br /&gt;Bu da öyle oldu işte...&lt;br /&gt;Benim de en büyük dertlerimden biri buydu, sokağa tüküren/sümküren insanlar melesi...&lt;br /&gt;Kaç yıldır sabahları yere bakmadan yürüyorum. Ve galiba böyle devam ederse ömrümün sonuna kadar da bu böyle devam edecektir.&lt;br /&gt;Yere bakarak yürümenin bende yarattığı korkuyu, günümün mahvolma ihtimalinin bende yarattığı tedirginlik halini ve bunun yol açtığı psikolojik yılmayı anlatamam.&lt;br /&gt;En büyük sorun, medenileşmemiş insanların metropole yerleşmeleridir.&lt;br /&gt;Burada bahsettiğim "medenileşmemiş" insanlar, kent kültürüne uzak, köylülükte ısrar edenlerdir. &lt;br /&gt;Benim bahsettiğim şey köylüler değil, köylülük gibi alt kültürde ısrar eden, medenileşmeye direnen zevattır. &lt;br /&gt;Metropol yapılanmasının olmadığı kır hayatında her türlü pislik anında toprağa karışır.&lt;br /&gt;Burası bir metropol, ve maalesef sokaklarında artık toprak yok... &lt;br /&gt;Beton hiçbir şeyi absorbe edemiyor. &lt;br /&gt;Ama o bunun farkında değil ki...&lt;br /&gt;Ayak bastığı yeri hala köydeki kır, bayır, topraklı zemin sanıyor.&lt;br /&gt;Medenileşmemiş insanların bir anda metropol hayatına intibak etmeleri bu tür sakıncalar doğuruyor.&lt;br /&gt;Peki ne yapılabilir?&lt;br /&gt;Öncelikle İstanbul için yeni bir master plan çıkarılmalıdır.&lt;br /&gt;Mesala Fatih, Eyüp ve Üsküdar büyük bir medeniyetin beşiğiyken, buralar sırf köhne olduğu, metruk binalarla örülü olduğu için köylü zaptına uğramıştır.&lt;br /&gt;Balat, Fener, Zeyrek, Süleymaniye gibi müthiş yerler bu nedenle, bu bahsettiğim türden sosyal sınıfların hakimiyeti altına girmiştir.&lt;br /&gt;Yapılacak bir çalışmayla, İstanbul'un aslında bu en değerli yerleri elden geçirilmeli ve lüks yaşam alanları olmalıdır.&lt;br /&gt;Adam Süleymaniye'de boğaz manzaralı bir eve para vermeden oturuyor. Niye? Çünkü o oturduğu bina bir vakıf malı ve metruk... Zaptettiğin yer senindir misali, gelip yerleşmiş ve sahibi olmuştur artık buranın...&lt;br /&gt;Ki burası Süleymaniye Külliyesi ve 500 yıllık geçmişiyle İstanbul Üniversitesi ile aynı mahallededir?&lt;br /&gt;Bu mahalledeki eğitim ortalaması en fazla ilkokuldur. Ne kadar ilginç değil mi?&lt;br /&gt;Bu dediğim yerler elden geçirilip, restore edilir ve fiyatları da makul bir seviyeye çıkarılırsa o zaman sosyal doku kendiliğinden değişir.&lt;br /&gt;Bir oya, koca İstanbul'u kurban eden siyasetçilerin aymazlıkları sonucu bu yerler bu hale geldi. "O binalar boş duracağına, bana oy verenlerle dolsun daha iyi değil mi" diyen siyasetçilerde bütün günah...&lt;br /&gt;Buralara hakketiği değer verilmedikçe sorunlar çözülmez... Kim nereyi hakkediyorsa orada olmalıdır.&lt;br /&gt;Öncelikle bu semtlere hakettiği ilgi ve değer verilmeli, sonra kim hakkediyorsa onlar oturmalıdır.&lt;br /&gt;Bakın aynı yozlaşmayı, kent-köy çelişkisini Sultanbeyli, Sultançifliği gibi yerlerde göremezsiniz. &lt;br /&gt;Orada insanlar kendilerince bir vasat oluşturmuşlardır. Buralar ne tam köy ne de kenttir.&lt;br /&gt;Bir kasaba kültüründe herkes buluşmuştur. Bu bile belli düzeyde bir medenileşmedir. Fatih, Üsküdar gibi bir yerde orta yerde buluşmak mümkün değil ki...&lt;br /&gt;Burası öteden beri kentti zaten. Buraya köylü bir adaptasyon elbette sırıtır.&lt;br /&gt;Orta yolu yok...&lt;br /&gt;Türkiye'nin en büyük sorunu medenileşme/medeniyet sorunudur. Bu sorunun çözümüe ulaşmada ilk adım uygar bir kentleşme ile mümkün olabilir.&lt;br /&gt;İlk adım budur.&lt;br /&gt;Kimse sakın yanlış anlamasın. Ben faşist rejimlerdeki gibi bir gettolaşma kültürünü savunmuyorum.&lt;br /&gt;Köylü olmayı, köylülükten ayırdığımı, köylülüğü medenileşmenin tam karşıtı olan bir sosyolojik tanımlama olarak ele aldığımı vurgulamak istiyorum.&lt;br /&gt;Buradan sevgili E.T.'ye, böyle güzel bir konuyu dert edindiği için teşekkür ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada bir not düşeyim: Bu yazı da aslında bir yorum olarak yazılmıştı. Ama uzun gelince buraya alıverdim:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-4412875169645378085?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/4412875169645378085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/medeniyetin-icine-tukurmek.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4412875169645378085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4412875169645378085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/medeniyetin-icine-tukurmek.html' title='Medeniyetin içine tükürmek!'/><author><name>eski zaman</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-5114348294404399241</id><published>2009-08-21T12:22:00.000+03:00</published><updated>2009-08-21T12:57:03.300+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEVRE'/><title type='text'>yere bakarak yürümeye korkuyorum!</title><content type='html'>Sabahın ilk saatleri.&lt;br /&gt;Henüz etraf kalabalıklaşmamış, daha erken saatlerde süpürülen (çok şükür ki) sokak henüz kirlenmemiş.&lt;br /&gt;Havada gayet açık ve Istanbul için tertemiz denebilir.&lt;br /&gt;Gürültü kirliliği ise meydana çıkmak için son yarım saatinde belkide.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;Sokağın köşesinden gelen, vücudumda var olan tüm tüylerimi kaldırmak ve midemi ağzıma getirmekle kalmayıp, bakışlarımı şimşek gibi o tarafa çeken bir boğaz temizleme sesi ile irkiliyorum.Hareketin devamını anlatmaya bünyem müsade etmiyor.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;Aahhhh keşke ortalığı kafamı patlatan bir gürültü götürseydi de duymasaydım şu sesi. Duymasaydım da yaradılmış birinden nefret etmeseydim, tiksinmeseydim.&lt;br /&gt;Ben gözlerimden ateş fırlayarak, hayretler içerisinde sesin kaynağına bakarken utanıyorum, tiksiniyorum ama yinede ısrarla  o adamın gözlerinin içine bakıyorum.&lt;br /&gt;Belki utanır diye ama nerdeeeeeeeeeeee ! &lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;Hangi devirdeyiz?&lt;br /&gt;Neredeyiz?&lt;br /&gt;Kiminleyiz?    Şaşakalıyorum.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;Yerlere tükürme olayının beden sağlığımız üzerindeki etkileri malumdur zaten de, ben bu durumun ruh sağlım üzereinde ki etkilerinden kurtulamıyorum.  &lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;Lütfen ama lütfen sigara yasağı getirerek bizlere rahat nefes aldıran yöneticilerimiz bu  "yerlere tükürme" hadisesine de el atsınlar.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;Lütfen çook rica ediyorum. İnanın yere bakarak yürümeye korkuyoum.&lt;br /&gt;Yok ama, bu sefer az da olsa umutluyum.&lt;br /&gt;Şehirler arası otobüslerde yıllarca, yanımızdaki, önümüzdeki, arkamızdaki insanların kocaaa yol boyunca  topu topu yaklaşık  50  m3lük  otobüsün içinde püfür püfür sigarasıyla kendimizi zehirlemesine izin veren  bizler sigara yasağını bu boyutlara getirtebildiysek,&lt;br /&gt;sokaklara tükürme ve çöp atma yasağı konusunda da başarılı olacağımızı düşünmeye başladım.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;Ayrıca bunun bir kul hakkı olduğunu düşündüğümü de belitmeden geçemeyeceğim. &lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;Herkese tertemiz günler diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-5114348294404399241?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/5114348294404399241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/yere-bakarak-yurumeye-korkuyorum.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5114348294404399241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5114348294404399241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/yere-bakarak-yurumeye-korkuyorum.html' title='yere bakarak yürümeye korkuyorum!'/><author><name>e. t.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_XkqRITeiWF8/SZ0NDDbnPNI/AAAAAAAAABo/gQnv-d9KE6c/S220/2+kb.bmp'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1392848450116434898</id><published>2009-08-19T11:17:00.000+03:00</published><updated>2009-08-19T11:38:16.120+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEVRE'/><title type='text'>Piknik İnsanları!</title><content type='html'>Geçtiğimiz pazar, arkadaşım ve kızlarıyla evin yakınındaki bir sahil kenarına pikniğe gittik. Çok güzel vakit geçirdik, lakin çevremizde olan bitenleri hayretler içinde izlemekten de kendimi alıkoyamadım. Bir kere insanlar kırlara sere serpe yayıldık diye sanıyorki orası sadece ona tahsis edilmiş ve başkasının da orada yaşama hakkı yok. O kadar hoyrat bir şekilde kullanıyorki kamuya ait mekanı şaşırıp kalıyorsun. Örneğin diğer insanlar gibi mangalının dumanı insanları rahatsız etmesin diye en köşe bucak yere koymak yerine tamda insanların temiz deniz havası almak için oturdukları yere yani tam denizin kenarına koyabiliyorlar. Sonrada rüzgardan yanmayan mangala sinirlenerek üç yaşındaki çocuğundan sokak ortasında hıncını çıkartabiliyor. İkincisi bir sonraki pazar yine gelip orada oturup biraz nefes alacak olan yine kendisi değilmiş gibi yığınla çöplerini üç adım ötedeki çöp poşetine bırakmak yerine bilakis tam da az önce oturduğu yere yığıp, bırakıp gidebiliyor. Yetmiyor oturduğu süre boyunca yemyeşil canım çimenleri  çitlediği çekirdek kabuklarını atarak kirletebiliyor. Bir zamanlar M. K. isminde bir yazar yurdum insanını  ağır bir şekilde eleştirmişti benzer nedenlerle  ama maksatlı  bir şekilde. Elbette apartmanlar arasında  sıkışıp kalan orta alt sınıfın bir şekilde kendini rahatlatma alanları arayışı içine girmesi kadar normal bir şey olamaz. Yani bunda yadırganacak bir şey yok ve aşağılanacak ta. Ancak o insanlarında biraz daha yaşadıkları yere saygılı olmaları gerekir. En azından her insanın başına bir zabıta dikilemeyeceğine göre, insanlar kendi çöplerini toplayabilir, temiz hava alacağım, dinleneceğim diye diğer insanları rahatsız etme hakkını kendinde görmeyebilir, yaşadığı şehre karşı daha sorumlu davranabilir.  Peki  bunun için ne yapmak gerekir.  Sesimizi çıkarmamız, yılmayıp üşenmeyip uyarmamız ve de davranış olarak örnek olmamız gerekir en başta... Başka önerileri olanlar var mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1392848450116434898?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1392848450116434898/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/piknik-insanlar.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1392848450116434898'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1392848450116434898'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/piknik-insanlar.html' title='Piknik İnsanları!'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-72632779070204683</id><published>2009-08-12T13:15:00.000+03:00</published><updated>2009-08-21T16:02:58.070+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İLETİŞİM'/><title type='text'>Dert değil ama...</title><content type='html'>Bu konuyu doğrusu kendime dert etmiş değilim ama bir gözlemimi aktarayım istiyorum müsaadenizle...&lt;br /&gt;Hangi marka en son model telefonunu çıkarsa ilk kim alıyor biliyor musunuz?&lt;br /&gt;Şunu farkettim ki bizim iş yerindeki sekreterler ve ofis boyları...&lt;br /&gt;Benim yüzde 50 kadar bile maaş almayan bir sekreter ile bir ofisboyun elindeki son model telefonu görürseniz, bir de benimkini; beni burada çalışan hademe, onları üst düzey yönetici sanırsınız...&lt;br /&gt;Önceki gün eşimle sahilde otururken 3 genç geçti, biri köpeğini dolaştırıyordu, diğer 2'si de o arkadaşlarıyla birlikte geziyorlardı. O köpeğini gezdiren genç gelip geçerken yüz ifadesine baktım, mağrur bir anlam vardı. Ve sanki, "Benim köpeğim var, bu 2 arkadaşımınki yok..." der gibiydi.&lt;br /&gt;Eşime, "Bir insanın kendini köpekle farklı ve değerli kılmaya çalışması ne kötü" dedim. O çocuğun tavrı, o yüzündeki mağrur ifadenin tefsiri tam da buydu.&lt;br /&gt;İş yerimdeki sekreter ile ofisboyların, Genel Müdür'ün bile henüz alamadığı son model bir telefona sahip olmasındaki bilinçaltı, kendini bir eşyayla değerli kılma girişimi olabilir mi?&lt;br /&gt;Onlara, son model bir cep telefonunu aldıran saik eminim ki kompleksleridir.&lt;br /&gt;Ve en ilginci de ne biliyor musunuz?&lt;br /&gt;O sekreterler, o cep telefonlarını masalarının en görünür yerinde tutmaya aşırı özen gösteriyorlar.&lt;br /&gt;Verdikleri mesaj: "Ben bir sekreter olabilirim ama değersiz biri değilim. Bak telefonum son model..."&lt;br /&gt;Tabii bu çözümlemeyi daha farklı bir çok şeye uyarlamak mümkündür.&lt;br /&gt;Misal, bakıcısıyla denizotobüsüne binen bir kadının, yanındaki bakıcısıyla değil de, son model cep telefonuyla saatlerce belki de daha demin ayrıldığı biriyle konuşmasındaki neden de budur.&lt;br /&gt;Lüks kafelere gittiğimde tekbaşına oturan bir bayan ya da erkeği, cep telefonu ile konuşurken gördüğümde...&lt;br /&gt;Ya da ben otururken yanlız başına tam da kafeden içeri girerken, hatta girmeden bir iki adım önceden itibaren başlayarak, cep telefonuyla konuşa konuşa ortama girenleri gördüğümde...&lt;br /&gt;Hep aynı şeyi düşünürüm.&lt;br /&gt;Bunların sosyalleşme kompleksleri var. Ve konuşarak bu kompleksi aşmaya çalışıyorlar.&lt;br /&gt;Halbuki bir kafede saatlerce tekbaşına oturup zaman geçirmek, ya da bir kafeye yanlız gelmek neden kötü olsun ki?&lt;br /&gt;Bunun kompleks yapılacak neyi var ki?&lt;br /&gt;İnsanoğlu, 20 yüzyılda "Tanrı" olmayı hayalleyen bir varlıktı.&lt;br /&gt;Sartre bakın, A. Camus ya da daha önce, Nietzsche'ye bakın; taa mitolojik döneme kadar bile inebilirsiniz aslında, insan kendini "Tanrı"ya benzetmekten, o böbürlenme halinden pek bir memnundu. Ve o dönemler moda olan oydu.&lt;br /&gt;O nedenledir ki, "Yalnızlık Allah'a mansus" denilmez, bu konfor, yalnız kalma lüksüne insanın kendisi de ortak olmaktan hiç çekinmezdi.&lt;br /&gt;İnsanoğlu şimdi yalnız kalmaktan vazgeçti.&lt;br /&gt;Ve üst insan, üstün insan idealinden vazgeçtiği için mi acaba, yalnız kalmış görüntüsü vermektense kulaklarını yakasıcaya kadar telefonla konuşarak, "Bakın ben yanlız değilim. Hatın öbür tarafında yanlızlığımı benden alan biri var" mesajı veriyor.&lt;br /&gt;Özetle...&lt;br /&gt;Cep telefonuyla konuşmak, kendini lüks bir aksesuarla ifade etmeye çalışmak, bir kompleksin ürünüdür, eşrefi mahlukat ya da üst/üstün insan idealinden vazgeçen insanın aslında bayağılaşma eğilimine girdiğinin bir başka kanıtıdır.&lt;br /&gt;Yoksa bir ofisboyun, çalıştığı şirkette kendisinin 20 yıllık maaşını bir ayda alan bir CEO'dan daha önce son model cep telefonuna sahip olmasındaki sırrı, anlamı başka türlü nasıl açıklayabilirsiniz ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Not: Bu yazıyı aslında pek dertli ve pek değerli Asu-Naz'ın demin yazdığı yazıya yorum olarak yazdım. Fakat uzun olduğunu düşünerek buraya aldım. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-72632779070204683?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/72632779070204683/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/dert-degil-ama.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/72632779070204683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/72632779070204683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/dert-degil-ama.html' title='Dert değil ama...'/><author><name>eski zaman</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-2951070233211351577</id><published>2009-08-11T17:04:00.000+03:00</published><updated>2009-08-21T16:02:38.191+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İLETİŞİM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>O'nun Telefonu Var Güzel mi Güzel!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Konu cep telefonlarından açılmışken çok taktığım konulardan birine daha değinmek istiyorum. "Son model cep telefonu sahibi olmak". Sadece gençlerde değil bizim tüm toplumumuzda yaygın bir durum bu. Özelliklerinin %95'ini kullanmadıkları telefonlara dünyanın parasını yatırıyorlar sırf havaları olsun diye. 3G denen olayın daha adı bile yokken telefonları sattı bu ülkede. İphone denen telefon için kuyruklara girdi bu ülkenin insanları. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hani paranız yoktu? Hani yaşam şartlarınız kötüydü? İki ayda bir yenisiyle nasıl değiştiriyorsun telefonunu? Kredi kartına taksiti bedava yapmıyorlar sanırım. Bir adamın üç aylık maaşını bir telefona nasıl yatırabiliyorsun bir çırpıda?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Televizyonlarda ne kadar zararlı olduğu anlatıldığı halde küçücük çocukların ellerinde bile cep telefonu var. Bir kaç görgüsüzün çocuğunun elinde var diye almak istemeyen anne babalar da ikna edemiyorlar çocuklarını... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Asıl facia ise GSM şirketlerinin yarış için başlattıkları birlerce mesaj gönderme hakkı ve konuşma kampanyaları. Hatta bir tanesi parmaklarınız ağrıyacak diye reklam yapmıştı marifetmiş gibi. Bir tornadan çıkmış gibi aynı saç kesimine, aynı giyim tarzına ve aynı garip Türkçe'ye sahip olan garip gençlik de bu mesaj haklarını kullanabilmek için adeta tuvalete bile cep telefonuyla gidiyorlar. Konuşma haklarını kullanabilmek için ise kulakları ısınana ağrıyana kadar konuşuyor insanlar. Hani bedava ya!&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-2951070233211351577?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/2951070233211351577/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/onun-telefonu-var-guzel-mi-guzel.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/2951070233211351577'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/2951070233211351577'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/onun-telefonu-var-guzel-mi-guzel.html' title='O&apos;nun Telefonu Var Güzel mi Güzel!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1671451361642912100</id><published>2009-08-10T14:30:00.000+03:00</published><updated>2009-08-11T17:04:15.036+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ULAŞIM'/><title type='text'>Alo Otobüsteyim...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bildiğiniz gibi yeni belediye otobüsleri (hani kırmızı olmayan) ve şehirlerarası otobüslerde cep telefonu kullanmak yasaktı. Ben de bu yasağa uyanların en başında geliyordum. Çünkü bir kural koyulmuşsa ona uyulmalıdır. Bu ortak yaşam alanlarında önemli bir ayrıntıdır. Çünkü bu sizin dışınızdakilere saygı göstermektir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ancak bu yasak en başından beri delinmeye çalışıldı. Otobüslerde bir çok tartışmalara hatta birbirlerini düelloya davet etmelere kadar gidildi. Fakat bir süredir otobüs şoförleri bile telefonla konuşur hale geldi. Açık söylemek gerekirse onları görünce ben de deldim yasağı. Yine de temkinliyim. Özellikle metrobüste böyle bir yasak yok en başından beri. Orada kullanılan otobüslerin bir kısmı da kullandığımız normal belediye otobüslerinden. Eğer metrobüste bir sorun yoksa belediye otobüslerinde de bir sorun olmaması gerekir. Ama nedense hala otobüslerdeki telefon yasak uyarıları kaldırılmadı. Bu yüzden de hala kavgalar oluyor. Belediyenin olaya el koyup bir açıklama yapması şart oldu artık. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;NOT: Şehirlerarası otobüslerdeki uygulama kaldırıldı. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1671451361642912100?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1671451361642912100/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/alo-otobusteyim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1671451361642912100'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1671451361642912100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/alo-otobusteyim.html' title='Alo Otobüsteyim...'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-7086427494648350073</id><published>2009-08-06T15:32:00.000+03:00</published><updated>2009-08-06T15:33:35.707+03:00</updated><title type='text'>Bir Hadis</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Hz. Ebu Hureyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;"Zenginlerin zekatı fakirlere yeterli gelmiyecek olsaydı. Allah onlara ayrıca nafaka çıkarırdı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;(Fukara aç kalıyorsa zenginlerin zulmü, fakirin hakkını vermemesi yüzündendir!)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-7086427494648350073?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/7086427494648350073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/bir-hadis.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7086427494648350073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7086427494648350073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/bir-hadis.html' title='Bir Hadis'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-3130554184128936629</id><published>2009-08-04T15:12:00.000+03:00</published><updated>2009-08-04T15:37:07.536+03:00</updated><title type='text'>Yaz Ekranı...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Siteye biraz göz gezdirenler bu kız ne kadar çok TV seyrediyor diye düşünebilirler. Gerçi çok TV seyrettiğim söylenemez ama işim gereği seyretmeyeceğim programları bile seyrediyorum bazen. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Dizilerden geçilmeyen TV ekranları, dizilerin sezon finallerini ya da finallerini yapması ve de yazın gelmesiyle birlikte yeni arayışlara girdi. Bazıları yaz dizilerinin peşine düşerken,bazıları daha düşük bütçeli eğlence programlarına ve yarışma formatlarına yöneldi. Tabi bu arada Bodrum'dan canlı yayınlar yapmak da moda oldu! &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yarışma formatları dedik ya. Yerli yabancı bir çok format uçuşuyor şu an ekranlarda. Hepsi de birbirinden rezil. Ayrıca hiçbirisi başladığı gibi devam etmiyor. Birbirlerinden kopya çekip yeni saçmalıklar üretiyorlar. Fear Factor diye bir yarışmanın sadece reklamlarını görmek midemi bulandırmaya yetti. Daha önce bu sitede bahsettiğim Ver Coşkuyu da aynı şekilde... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Geçen gece evde temizlik yaparken Kanal D açık kalmış. Kızın birinin çığlıkları o kadar rahatsız etti ki n'oluyor ya diye salona gittim. Telefon Kulübesi adlı yarışma varmış meğer. Zaten O telefonda konuşan adamın hakaretlerini de ne diye dinliyorlar anlamam. Aynı isimde bir film vardı sanırım oradan esinlenerek yapılmış bir format. Her neyse baktım ki kızın gözleri kapatılmış. Önüne de 10 tane kutunun içinde çeşitli nesneler konulmuş. Bunlara dokunarak ne olduklarını anlayacakmış. Pudingden tutun da pişmiş kelleye kadar bir sürü absürt şey vardı. ha tabi yarışmaların değişmez oyuncuları solucanları unutmayalım. Kız dokundukça aptal çığlıklar atıyor. Sinir bozucu gerçekten. Ama hepsinden geçtim zavallı bir tavşan da o kutulardan birinin içindeydi ve kız görmediği için tavşanın kulağından tutup tutup kaldırıyordu. Zavallı hayvan! Hayvan hakları savunucuları nerede acaba?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ama asıl önemlisi RTÜK nerede? Gerçekten artık TV'de seyredilecek birşey kalmadı. Sansürsüz olacak diye de toplumun ahlakını ve asabını bozacak bu yayınlara izin verilmemeli...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-3130554184128936629?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/3130554184128936629/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/yaz-ekran.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/3130554184128936629'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/3130554184128936629'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/yaz-ekran.html' title='Yaz Ekranı...'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-2966247188423473066</id><published>2009-08-04T14:42:00.000+03:00</published><updated>2009-08-04T15:02:17.517+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>Şekerin Tadı Epey Kaçtı!</title><content type='html'>Bu sabah "Kanserin besini şeker" diye bir yazı ile güne başladım. Uzmanlar uyarıyor, kanserden korunmak istiyorsanız şekerden ve undan kaçının. Hadi diyelimki kanserden uzak duralım diye şekerden kaçındık, peki yediğimiz içtiğimiz herşeyin adını diyet ürün ya da şeker içermiyor kılıfıyla ambalajlayıp burnumuzun dibine  kadar sokan tüketim pazarı gerçeğine ne demeli. Günlük hayatta kullanımı hızla artan sakarin, aspartam gibi kimyasal tatlandırıcıların hayatı tehdit ediyor olması bir yana bunun şekerden daha iyi bir şey gibi bir kılıfa sokularak insanların kandırılması da ayrı bir korkutucu taraf. Son yıllarda gıda sektöründe şeker yerine kullanılan yapay tatlandırıcıların acı yüzünü ortaya koyan ürkütücü gerçekler Beslenme Bülteni'nde bir makaleyle dile getirilmiş.  Peki hayatımızı tehdit eden bunca tehlikeye karşı tüketicinin sesini duyan var mı? &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yazıdan çarpıcı notlar:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 13px; "&gt;&lt;strong&gt;-Son sekiz yılda kimyasal tatlandırıcıların ithalatı 13 kattan fazla arttı&lt;/strong&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"    style="font-family:Arial;font-size:100%;color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"    style="font-family:Arial;font-size:100%;color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;b&gt;-Yapay tatlandırıcı 1 kilo baklavada en çok 1 gram kullanılabilir. Ancak market raflarında satılan birçok ürünün ‘içindekiler’ kısmında yapay tatlandırıcı kullanıldığı ifade edilse de ne kadar kullanıldığı (kaç miligram) yazmıyor. Bilinen markaların diyet ürünlerinin neredeyse hiçbirinde kullanılan tatlandırıcı oranı yazmıyor. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;-&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 13px; "&gt;&lt;b&gt;Şekerden yüzlerce kat daha tatlı olan alternatif tatlandırıcıların 20 kuruşluk miktarı, 2 YTL civarındaki bir kilogram şekerin işlevini görüyor. Amerika’da bir dönem yasaklanan, kansere neden olduğu iddia edilen, diyetisyen ve doktorlar tarafından kullanılmaması tavsiye edilen yapay tatlandırıcılar, İstanbul Eminönü’ndeki tezgâhlarda bile açıktan satılıyor.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"    style="font-family:Arial;font-size:100%;color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"    style="font-family:Arial;font-size:100%;color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;b&gt;- Türkiye’de pancardan üretilen şeker miktarı yıldan yıla düşüyor. Bunun altında iki neden yatıyor. Birincisi kaçak gelen şeker, ikincisi ise yapay tatlandırıcılar. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"    style="font-family:Arial;font-size:100%;color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"    style="font-family:Arial;font-size:100%;color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;b&gt;Yazının orjinal devamı için &lt;a href="http://beslenmebulteni.com/bes/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=247:hangi-seker&amp;amp;catid=28:hileli-gda&amp;amp;Itemid=156"&gt;tık...&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"    style="font-family:Arial;font-size:100%;color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"    style="font-family:Arial;font-size:100%;color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-2966247188423473066?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/2966247188423473066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/sekerin-tad-epey-kact.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/2966247188423473066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/2966247188423473066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/sekerin-tad-epey-kact.html' title='Şekerin Tadı Epey Kaçtı!'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1433094342420259174</id><published>2009-08-03T16:38:00.000+03:00</published><updated>2009-08-03T17:44:40.490+03:00</updated><title type='text'>İstanbul Çöplüğü!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/SnbobmCylqI/AAAAAAAAA-g/pYRTeoWEH34/s1600-h/Yeni+Klas%C3%B6r+(2).jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5365731566824887970" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/SnbobmCylqI/AAAAAAAAA-g/pYRTeoWEH34/s400/Yeni+Klas%C3%B6r+(2).jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Metrobüsle Ayvansaray'dan Mecidiyeköy'e gidene kadar çektiğim bir kaç kare. Ne yazılır bunun üstüne bilmiyorum. Ve tekrar söylüyorum. "Bu şehri haketmeyenler terketsin!" &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Not: Lütfen fotoğrafın üzerine tıklayıp yakından bakın!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1433094342420259174?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1433094342420259174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/istanbul-coplugu.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1433094342420259174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1433094342420259174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/08/istanbul-coplugu.html' title='İstanbul Çöplüğü!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/SnbobmCylqI/AAAAAAAAA-g/pYRTeoWEH34/s72-c/Yeni+Klas%C3%B6r+(2).jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-7761556759245447177</id><published>2009-07-29T13:32:00.000+03:00</published><updated>2009-08-03T16:41:17.767+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>"TRT'nin Türbanlı Muhabiri Dikkat Çekti" Kimin Dikkatini?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&amp;amp;KategoriID=24&amp;amp;ArticleID=1122576&amp;amp;Date=29.07.2009&amp;amp;b=TRTnin%20turbanli%20muhabiri%20gorevde&amp;amp;ver=30"&gt;Şurada&lt;/a&gt; da yazdığı gibi bugün bütün manşetlerde ve internet medya sitelerinde bu haber afişe ediliyor. Çünkü bu ülke insanlarının artık tartışmaktan yorulduğu konular habire kaşınmak isteniyor. Kaşındıkça ortalığı karıştırdıkça prim yaptıkları için. Nedir mesele türbanlı! yani doğru tabirle başörtülü bir bayan TRT'de çalışıyormuş. Kızı tanımasam ben bile inanacağım fakat külliyen yalan bir haber. Hadi onu geçtim, haberin tarafsızlığı, objektifliği, araştırma aşaması filan da... Nedir olayı ilginç kılan güzide basınımız nezdinde, başörtülü bir bayanın haddini bilmeyerek, bu ülkenin ekmeğinden suyundan, eğitiminden, bilumum hizmetlerinden ancak birileri izin verdiği takdirde faydalanması söz konusu olabilen ilginç canlı türünün haddini aşarak ve küstahça bizzat elinde TRT mikrofonuyla boy göstermesi ve küstahça meslek icra edebilmesi... Peki güzide basınımız bu durumda ne yapmalı, Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin yüce emelleri doğrultusunda muasır medeniyete ulaşmaktaki önümüzdeki en nadide engel olan, haddini bilmeyerek yüce değerlere saygısızlık eden dahili ve harici mihrakların uzantısı türbanlıyı bizzat afişe etmeli, taciz etmeli, tekfir etmeli, sürmeli, hatta yoketmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben diyorumki esasında, şu konuşa konuşa bitirilemeyen türban! konusuna artık bir nokta konulsa. Şöyle açık açık bir yasa çıkarılsa. Bu türbanlı denen yaratıkımsı canlılar Türkiye Cumhuriyeti'nin hangi kurum ve kuruluşlarına ve dahi kafelerine, çay bahçelerine, okullarına, parklarına, gazinolarına alınıp alınmayacağı madde madde yazılsa, bu yaratık türü de nerelere girip nerele giremeyeceğini bilse, nerelerde çalışıp nerelerde zinhar çalışamayacağını bilse, ve eğerki bu konuda bir bilinmezlik sözkonusu olduğunda bu konuda ombudsman düzeyindeki uzmanlara danışılsa ve hatta belli muhitlerdeki çok değerli gözler rahatsız oluyor idiyse ve belkide alerjileri varsa türbana karşı o mühitlerde açık açık beyan edilse ve türbanlı yaratıkların o muhitlerden izole edilmesi için devlet kolluk güçleri görevlendirilse ve türbanlı türünden cinsler oralara alınmasa.... Falan filan.... Yani sınırlar daha açık çizilse, had hudud daha net bilinse iyi olmaz mı? Beğenmediğimiz İran tümden yasak etmiş mesela açık olmayı, ya da tam tersi yine beğenmediğimiz Tunus, Sudan tümden yasak etmiş türbanlı sokağa çıkmayı. Hangisini örnek alsak şimdikinden daha makul. Hiç değilse net adamlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama buna karşılık da 80 küsür yıldır bu ülkede burunlarının ucunda olunmasına rağmen yok sayılan bu türden, çalışmasına hatta kapısından içeri bile girmesi olası olmayan kurumların ayakta durması ve hizmet etmesi için yine bu türbanlı ırkının çoğunluğunu oluşturduğu halktan vergi alınırken de bir ayıklamaya gidilse. Kapısından içeriye giremediği kurumların hizmetinde bulunarak apak süte kara bulaştırır gibi paraları dahil edilmese. Hizmet almadığı yere para da vermese. Ne ola ki?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-7761556759245447177?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/7761556759245447177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/trtnin-turbanl-muhabiri-dikkat-cekti.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7761556759245447177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7761556759245447177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/trtnin-turbanl-muhabiri-dikkat-cekti.html' title='&quot;TRT&apos;nin Türbanlı Muhabiri Dikkat Çekti&quot; Kimin Dikkatini?'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1931452212747099271</id><published>2009-07-28T15:33:00.000+03:00</published><updated>2009-08-03T16:41:36.782+03:00</updated><title type='text'>özel üniversiteleri denetleyen yok mu?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Üniversiteyi bitireli çok oldu, bizim dönemimizde henüz özel üniversiteler yoktu, bu nedenle özel üniversitelerle ortaya çıkacak avantajları veya dezavantajları bir öğrenci olarak değerlendirme fırsatımız da olmadı.&lt;br /&gt;ancak dışarıdan gördüğüm kadarıyla ilk dönemler özel üni. ler bizim dönemimizde iyice köhnemiş devlet üniversitelerine sıkı bir rakip olarak başlamıştı. Yani bilgi, sabancı koç kadrolarına oldukça iyi hocaları alarak, dünyadaki diğer üniversitelerle bağlarını sıkı tutarak taze bir nefes gibi geldiler.&lt;br /&gt;ancak anladığım kadarıyla iş çığrından çıkmış. Ortalık ismini bile bilmediğimiz üniversitelerle dolup taşıyor, bunların isimlerini ancak birer ikişer sayfa verdikleri ilanlardan tanıyabiliyoruz.&lt;br /&gt;neyse bu bir girizgahtı benim derdim şu ki, bazı üniversiteler resmen eğitimden uzak soygunculuk yapıyor, ve bunlara kimse bir şey demiyor.&lt;br /&gt;küçük bir kuzenim nerden bulduysa Aydın Üniversitesini kazanmış. Hayatta duymamıştım ismini, keşke duysaymışım en azından paranı sokağa atma derdim.&lt;br /&gt;Bu üniversite, aldığı milyarlarca yıllık ücreti yetmiyormuş gibi , hazırlıkta öğrencilere bilgisayar prgramı kitap gibi bir sürü şeyi zorunlu olarak para karşılığı verdi. Sanırım 1 milyar kadar pğarayı cebe indirdi.&lt;br /&gt;bir sene üniversite mi yoksa uyduruk kurs mu olduğu belli olmayan bir hazırlık anlayışıyla çoğu kez dersleri laga lugayla geçiren bir ingilizce öğretimi verdikten sonra bir de üstüne üstelik öğrencilerin yarısından çoğunu sınıfta bıraktı. Mesele öğrencileri yaz okuluna getirerek biraz daha para kapmak.&lt;br /&gt;Bir sene bu öğrencilerden milyarlarca para alarak nasıl bir ingilizce öğrettiklerini bilmiyorum, bir ortaokul öğrencisinin seviyesinde çünkü öğrettikleri ingilizce. Bir tane yabancı hoca yok, çocukları bir yurtdışına gönderelim konuşmalarını açalım yok, hiç bir şey yok....&lt;br /&gt;zaten ülkede eğitim kalitesi yoktu, şimdi bir de paralı kalitesizlikle karşı karşıyayız.&lt;br /&gt;Umarım Aydın üniversitesi yetkilileri bu sayfayı görür ve imajlarını düzeltmek için ve adları soyguncuya çıkmadan önce kendilerine bir çeki düzen verirler...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1931452212747099271?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1931452212747099271/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/ozel-universiteleri-denetleyen-yok-mu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1931452212747099271'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1931452212747099271'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/ozel-universiteleri-denetleyen-yok-mu.html' title='özel üniversiteleri denetleyen yok mu?'/><author><name>aslinda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03927998773101418819</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-2906924525211989748</id><published>2009-07-28T12:21:00.000+03:00</published><updated>2009-08-03T16:42:28.790+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Dertlerimle başım dertte!</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;Bu blogu kurulduğu ilk günden beri takip ediyorum.&lt;br /&gt;Çok önemli referanslar araya koyarak nihayet üyesi olabildim.&lt;br /&gt;O kadar mutluyum ki...&lt;br /&gt;Bu dünyada torpilin yoksa yandın, emin olun derdinizi anlatacak bir blog bile bulamazsınız yoksa...&lt;br /&gt;Neyseki şanslıyım.&lt;br /&gt;Şanslıyım ama bu beni dertli olmaktan kurtarmıyor maalesef...&lt;br /&gt;Dertliyim!&lt;br /&gt;Derdim o kadar çok ki, hangisine yanacağımı, hangisi için oturup ağlayacağımı bilemeyecek durumdayım.&lt;br /&gt;Birine ağlasam, diğeri neden bana ağlamıyorsun diye alınır, al sana bir dert daha...&lt;br /&gt;Anlayacağınız başım dertlerimle, dertte! Hem de fena halde...&lt;br /&gt;Mesela...&lt;br /&gt;Geçtiğimiz günlerde meraktan metrobüse bineyim dedim. Hani Asunaz çok yazdı ya... Gittim. Gitmez olaydım.&lt;br /&gt;Karşımda, yanımda, önümde, arkamda o kadar pis ter kokan gençler vardı ki... Yüzlerine baktım, acıdım onlara... Bu çağda, üstelik de İstanbul gibi dünya güzeli bir medeniyet şehrinde bu kadar gamsız, bu kadar imansız olmak doğru mudur?&lt;br /&gt;Temizlik imandansa, temizsizlik de imansızlıktandır.&lt;br /&gt;İmanı olan benim gibi hassas birini yaşamaktan bıktıracak kadar pis kokar mı ya? Yazık değil mi?&lt;br /&gt;Hani düşkündür, evsizdir, yurtsuzdur anlarsın da...&lt;br /&gt;Yaz mevsimi yaklaştığında beni yine çekmek zorunda olduğum bu ter kokularının yarattığı korku sarar. Neredeyse yaz gelmesin diyeceğim.&lt;br /&gt;Bu bir kültür meselesidir. Mesleğim gereği çok değişik katmanlardan birçok insanla tanıştım, evlerine konuk oldum, lüks otellerde, köşklerde bulundum. Oralarda vakit geçirdim.&lt;br /&gt;Şunu gördüm ki, gelişmiş insan olmanın ilk nişanesi temiz olmaktır. Vitrininde birkaç deodorant, bir kaç parfümü olmayan kişi yoksuldur, yoksundur bir çok şeyden... Onların o itinasını, o özenini görünce Allah'a şükretmek geliyor insanın içinden. Ve emin olun o güzel, temiz ve bakımlı insanları görünce gayri ihtiyari hep içimde, "Yaradılanı severim, yaradandan ötürü" derim.&lt;br /&gt;İnsan, insana güzel olanı hatırlatmalıdır.&lt;br /&gt;Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımla bu ter kokusu üzerinde konuşurken ona, "Ter kokan biriyle birkez merhabalaşırım ama ikinci kez asla.." dedim. Şaşırdı ama...&lt;br /&gt;Ne yapayım.&lt;br /&gt;İnsan temiz olmalıdır. İnsan güzel ve bakımlı olmalıdır.&lt;br /&gt;Ter kokusu, insanın bütün zerafetini alıp götüren en büyük kirdir. Ter kokusu kirdir, pisliktir.&lt;br /&gt;Her sabah işe geldiğimde, yanıma biri gelip oturduğunda, "İnşallah kokmaz" derim içimden... Çünkü hayatı, yaşamı güzel kılan çok az şey vardır. Onlardan en önemlilerinden biri güzel kokudur.&lt;br /&gt;Kendini seven, Allah'ı seven güzel kokular sürünür.&lt;br /&gt;Evet...&lt;br /&gt;Şuan kafama taktığım en büyük dertlerimden biri buydu.&lt;br /&gt;Yeni bir dertle (İnşallah olmaz) görüşmek üzere...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-2906924525211989748?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/2906924525211989748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/dertlerimle-basm-dertte.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/2906924525211989748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/2906924525211989748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/dertlerimle-basm-dertte.html' title='Dertlerimle başım dertte!'/><author><name>eski zaman</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-6083382604673675758</id><published>2009-07-23T10:00:00.000+03:00</published><updated>2009-07-23T10:40:55.073+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Mahallenin muhtarları</title><content type='html'>İlk önce "mahalle baskısı" diye bir kavram uydurdular. Uzun süre bu konuyu beyinlere iyice işlediler. Bu baskıyı yapan kendileri olmasına rağmen, sesi çok fazla çıkan bu güruh, mağdur kılığına girdiler. Sonra da "karşı mahalle" diye uydurmasyon bir mefhum türettiler. Boş teneke çok ses çıkarır misali, konuştular konuştular, hep boş konuştular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında sadece bir mahalle var iken, bu  toplumu bölmek, huzuru kaçırmak, fitne çıkarmak adına, ellerindeki kalemin gücünü kullanarak, ülkemiz insanlarını kutuplaştırmak istiyorlar. Örtülü bayanları tamamen dışlamak, psikolojik baskı yapmak  için geliştirilmiş bir taktiktir bu. Peygamber efendimiz zamanında müslümanlara uygulanan boykotun, günümüze uyarlanmış yeni bir versiyonudur bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz karşınızdaki mahalleden değiliz, sizinle aynı mahalledeniz, istemeseniz de komşuyuz. Siyaset dünyasından dindar bazı kimselerin örtüsüz bayanlarla evlenecek olmasını bile kendinize fitne malzemesi yaptınız ya, pes diyorum. Bizlerin kiminle evleneceğinin kritiğini yapmak size hiç düşmez, bizim için endişelenmeyin. Biz başımızı koca bulma kaygısı ile örtmedik. Ben örtülü bir bayan olarak, basında yer alan, haddinden fazla ağızlara sakız olan, "başörtülü" geyiğinden rahatsız oluyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-6083382604673675758?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/6083382604673675758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/mahallenin-muhtarlar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6083382604673675758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6083382604673675758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/mahallenin-muhtarlar.html' title='Mahallenin muhtarları'/><author><name>Petunya</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_y2b-7dENwog/Slyu85hsJMI/AAAAAAAAAFw/IJiuHYVq_Zw/S220/667914gg7twdqzrk.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-4803610055283191264</id><published>2009-07-20T17:09:00.000+03:00</published><updated>2009-07-21T15:22:18.185+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>Ver Coşkuyu!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bir TV programcısı olarak yaz sezonunda yapılan işlere hayretler içerisinde bakıyorum. Rezalet diz boyu tüm kanallarda. Geçenlerde ATV'de yayınlanan Ver Coşkuyu isimli yarışma programına denk geldim. Bir sahne gördüm ve kapatmak zorunda kaldım. Ne rezil bir program!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aslında bu program bir şarkı yarışması. Ancak konsepti gereği yarışmacılara, daha önceden bilmedikleri bir sürpriz hazırlanıyor. Onlar normal olarak şarkı söylemeye başlıyorlar ama bir yerde hiç beklemedikleri bir olayla karşılaşıyorlar. Olayı görmezden gelip şarkıyı en iyi şekilde söyleyebilen yarışmayı kazanıyor. Anlatınca normal görünüyor ama problem o başlarına gelen olaylarda. Başlarından kurbağa yağıyor, su dökülüyor, saçları kazınıyor vs...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ama en tiksindirici ve rezil olanı en son gördüğüm bölümdü. Oldukça kıllı bir adama şarkı söylerken ağda yapmaya başladılar. O da bütün bunlara seyrici kalarak şarkısını söylemeye devam etti. Öyle ya sonunda ödül var! Televizyon tarihinde gördüğüm en iğrenç sahnelerden biriydi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Başta bu programın yapımcılarını, Programın yayınlandığı ATV'nin yöneticilerini ve bu tür yayınları ekranlardan temizlemeyen RTÜK'nu kınıyorum. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-4803610055283191264?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/4803610055283191264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/ver-coskuyu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4803610055283191264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4803610055283191264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/ver-coskuyu.html' title='Ver Coşkuyu!'/><author><name>Asu_Naz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15464685846990227859</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-XhhmlOwzqEI/TiWSR9xQb4I/AAAAAAAABFc/28EU0dPP9gY/s220/26ocak2010%2B229.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-7790451349419092361</id><published>2009-07-18T11:35:00.000+03:00</published><updated>2009-07-18T11:57:31.204+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ONAYLAMADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Çaktırmadan değiştirmek</title><content type='html'>Bir toplumun değer yargılarını değiştirmek zaman alır, bir değeri alıp, yerine hemen yenisini koyamazsınız. Bunu yavaş yavaş, alıştıra alıştıra, uzun zamana yayarak  yapmak gerekir. Değer yargılarını değiştirmede, anormal olan unsurları normalleştirmede medya ve  Tv dizileri şüphesiz en iyi araçtır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi biz tüm Türkiye, cümbür cemaat her gün televizyonun karşısına geçip, yeni derslerimizi, yeni değerlerimizi  öğreniyoruz. Son 1-2 yıldır gözlemliyorum ki, çoğu dizilerde illa ki bir gay karakter mevcut. Bu gay karakterler de genelde sevimli ve olumlu kişilik olarak lanse ediliyor.80 li yıllarda Türk filmlerinde din adamları, imamlar nasıl sevimsiz, itici tiplemeler ile canlandırılıp, din adamları için  kötü intiba kazandırılmak isteniyorsa, şimdi de tam tersi bu tür ahlaksız kişiler için bir normalleştirme, kanıksatma gayretinde olunduğunu gözlemliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahsen bu dizileri izlemediğim gibi, çocuklarıma da izletmiyorum. Ahlaksızlığın diz boyu olduğu tv dünyasında, ha bire gözümüze gözümüze  sokulmaya çalışılan gay karakterlere hayır diyorum!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-7790451349419092361?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/7790451349419092361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/caktrmadan-degistirmek.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7790451349419092361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7790451349419092361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/caktrmadan-degistirmek.html' title='Çaktırmadan değiştirmek'/><author><name>Petunya</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_y2b-7dENwog/Slyu85hsJMI/AAAAAAAAAFw/IJiuHYVq_Zw/S220/667914gg7twdqzrk.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1155589204077197187</id><published>2009-07-17T17:49:00.001+03:00</published><updated>2009-07-17T18:01:23.897+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALKIŞLADIKLARIMIZ'/><title type='text'>ALO GIDA 174'Ü DUYDUNUZ MU?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/SmCPk6Xdi6I/AAAAAAAABVg/hos8IkJbbeU/s1600-h/guvenilirgida2.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359441420876614562" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 278px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/SmCPk6Xdi6I/AAAAAAAABVg/hos8IkJbbeU/s400/guvenilirgida2.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tarım ve Köyişleri Bakanlığı güvenilir gıda konusundaki gelen talepleri karşılamak için Alo 174 diye bir hat açmış. 174 ALO GIDA. Çok da iyi etmiş. İnsan hayatını kullandığımız, yediğimiz, içtiğimiz her şeyle tehdit eden kurumları, kişileri ve mercileri bu hatla yetkili yerlere şikayet edebilir ve en azından tüketici olarak üzerimize düşen en önemli görevlerden birini yerine getirmiş olabiliriz. Çünkü kurumların denetlemek için yetişemediği yerlerde biz tüketiciler onların gözleri, kulakları oluyoruz adeta. Fakat asıl önemli olan bu işin ikinci safhası. Yönetmeliğe aykırı ve insan hayatı açısından risk taşıyan durumları şikayet ettiğimizde, ne şekilde müdahale edilecek, müdahale edilecek mi? Olay sadece bir bant kaydında mı ibaret olacak yoksa hakikaten somut sonuçlar elde edilebilecek mi? Bunu da zamanla göreceğiz. Umarım güzel bir adım olur. Aslında ne kadar geç kalınmış bir çalışma değil mi, ama zararın neresinden dönülürse kardır. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına da buradan bir alkış!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1155589204077197187?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1155589204077197187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/alo-gida-174u-duydunuz-mu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1155589204077197187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1155589204077197187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/alo-gida-174u-duydunuz-mu.html' title='ALO GIDA 174&apos;Ü DUYDUNUZ MU?'/><author><name>Güneşli Günler</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/SmCPk6Xdi6I/AAAAAAAABVg/hos8IkJbbeU/s72-c/guvenilirgida2.gif' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-3537341694614087907</id><published>2009-07-15T12:47:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T15:41:24.519+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><title type='text'>"Çağdaş"lık!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Üniversite ikinci sınıfta başladığım fotoğraf macerama uzun bir süre ara verdim. İş güç vs. derken oldukça da soğudum. Ama ara sıra depreşmiyor değil fotoğraf çekme isteğim. Hali hazırda bir makinem de olmadığı için üye olduğum fotoğraf paylaşım sitelerine yüklediğim eski fotoğraflarıma gelen yorumlarla ve de orada paylaşılan fotoğrafları izleyip yorumlamakla avutuyorum kendimi. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu sabah da yine sitelerden birinde günün fotoğrafı seçilmiş fotoğraflara bakıyordum. Aralarından biri dikkatimi çekti. Ne güzel bir enstantane yakalamış diye açtım fotoğrafı. (&lt;a href="http://www.fotopya.com.tr/photo.aspx?memberPhotoID=15411&amp;amp;Photoname=ISIMSIZ"&gt;http://www.fotopya.com.tr/photo.aspx?memberPhotoID=15411&amp;amp;Photoname=ISIMSIZ&lt;/a&gt;) Açar açmaz da hayal kırıklığına uğradım fotoğrafın altına düşülmüş notla. "Bu ülkede eşitlik yok diyenlere kapak olsun.. " diye yazıvermişti fotoğrafı çeken arkadaşımız. Ve fotoğrafın estetiği ve etkisinden daha çok içeriği ve bu not üzerine yoğunlaşmış bütün yorumlar. Sözde çağdaş(!) olan bir kısım "fotoğrafsever" o beyinlerine kazınmış, kendilerinin düşünmeyi beceremedikleri kalıplaşmış sözlerle yorumlamışlar fotoğrafı. Oysa orada sıradışı olan bişey varsa o da üzerindeki baskıcı bakışlara aldırmadan çarşaflı hanımefendinin balık tutmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkede ne zaman başkalarının özgürlükleri üzerinden özgürlük naraları atmayı kesecekler bilemiyorum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ASUNAZ&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-3537341694614087907?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/3537341694614087907/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/universite-ikinci-snfta-basladgm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/3537341694614087907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/3537341694614087907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/universite-ikinci-snfta-basladgm.html' title='&amp;quot;Çağdaş&amp;quot;lık!'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-2283025292420969246</id><published>2009-07-15T11:43:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T15:41:40.343+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAŞAMIN İÇİNDEN'/><title type='text'>Sokak Arası Düğünleri</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;İçimi dökmek ne kelime. Bizim sokakta bir aydır bitmeyen bir düğün var. Anlamadım kız mı gidiyor, gelin mi geliyor. Lakin hiç bitmek bilmeyen bir gürültü gecemizi sabahımıza karıştırdı. Daha önce tam da kandil akşamı akşamın 8'inde başlayıp gecenin üçüne kadar devam eden bir eğlence ardından üç gün böyle devam etmişti. Zılgıtlara halay sesi karıştı. Çığlıklar birbiriyle yarıştı resmen gecenin o saatinde. Tabi bizde sinirler harap olmuştu, uykularımız da kaçak. Dün de gece 11'de davullu zurnalı bir kabus başladı birden sokak ortasında ve neredeyse bir saat de hiç susmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlıyorum insanlar evleniyorlar ve bu mutluluğu doyasıya yaşamak istiyor, çevrelerini de mutluluklarından haberdar etmek istiyorlar. Anlıyorum aslında bir zamanlar köylerinde yaşadıkları doyasıya düğün keyfini geldikleri bu şehirde de yaşatmak istiyorlar. Geleneklerini kaybetmemek istiyorlar, yeni bir yerde de olsa kendi nesillerine bu geleneklerini aktarmak istiyorlar. Şehir hayatının fütursuzca yok ettiği değerlerini ayakta tutmak istiyorlar, insanı yalnızlaştıran, huzursuz yapan kasvetli havasını dağıtmak istiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunların hepsini anlıyorum, empatinin dibine vuruyorum ama bir şeyi yine de hiç ama hiç anlayamıyorum. Aynı insanların yine çokça dini geleneklerden beslendiğini varsayarsak (ki istatistiklere göre dindar kesimin büyük kısmı köy ya da taşradan oluşuyor) kul hakkı denen o hassas konudan nasıl bihaber şekilde davranıyorlar böyle zamanlarda anlamak mümkün değil. Şehir hayatında zaten insanların hayatları iç içe geçmişken, kutu gibi dairelerde birbirimizin her şeyine şahit olup dururken, birde hastasının, yorgununun, yaşlısının ve bebeğinin olduğu bir mahalle ortamında olur olmaz saatlerde yapılan bu düşüncesizlik beni çileden çıkartıyor. Şehir demek birazda adap demek kültür demek çünkü. En alakasız saatlerde insanların uykuda olduğu ya da uyuyacağı saatlerde sanki mahalle sana tahsis edilmiş gibi müziği bağırta bağırta, çığlıklar ata ata eğlenmek de neyin nesi. O kadar insan toplanmış halay, horon çekerken, bense evde sinir krizi geçirirken hep dedim kendime, içlerinden bir tane de sağdulu bir Allahın kulu yok mudur, bir tane numunelik yok mudur acaba bu saatte olmaz, uygun düşmez, kul hakkına gireriz diye. Ya da modern deyimle özgürlük dediğin şey sınırsız değildir diye. Umud ettim yine de. Ama yoktu sanırım. Çıkıp bağırsan al sana kavga, şikayet etsen al başına bela, sessiz kalsan sinirden patla. Öyle tatsız öyle keyifsiz, öyle can sıkıcı bir durum. Velhasılı öyle dertliyim ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda mahalleden taşınacağım o olacak. Peki bu çözüm mü, nereye kadar taşınacağım ve nereye taşınacağım. Birde nereye gitmeli. Birkaç nezih, sakin semt dışında İstanbul olmuş metropol. İnsanlar şehirde yaşıyor ama şehirde yaşamak ne demek bilmiyor. Onca zaman geçirmiş ama hala da öğrenmemiş, öğrenememiş, ne bu şehir onlara bir şey verebilmiş, ne de onlar bu şehirden bir şey alabilmişler. Kültürel doku diyenler, dokuya dokunmayın diye dem vuranlar var birde bu tip çıkışlar yapan ben ve benim gibiler için. Hadi ondan da anlıyorum diyelimki kastedilen nedir, ama benim dokuma zarar veren, bir doku neyin dokusudur aslında köylü kalmışlığın değilse. O insanlara bir son sözüm var sadece: Sen dağdan geldiğin gibi davranmak istersen şehir ortamında işte o zaman dağlı diye bahsedildiğinde de alınmamalısın hiç.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;GÜNEŞLİGÜNLER&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-2283025292420969246?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/2283025292420969246/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/sokak-aras-dugunleri.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/2283025292420969246'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/2283025292420969246'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/sokak-aras-dugunleri.html' title='Sokak Arası Düğünleri'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-7607331237730448979</id><published>2009-07-13T13:04:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T15:41:55.207+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALKIŞLADIKLARIMIZ'/><title type='text'>Güzel Şeyler de Var.</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/SlsfXys1r1I/AAAAAAAABVQ/qf9p09svW8c/s1600-h/cdb_detay.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; FLOAT: left; HEIGHT: 288px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5357910675294629714" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/SlsfXys1r1I/AAAAAAAABVQ/qf9p09svW8c/s400/cdb_detay.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Hep şikayet edecek değiliz ya. Bir de alkış tuttuklarımız var yürekten. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çengelköy Emek Vadisi'nde yani Boğaz'daki son kırsal yaşam mekanında 30 kuş türünün yanı sıra kirpi, sansar ve gelincik gibi canlılar yaşıyor. Doğa Derneği ekibi ve Emek Mahallesi sakinleri doğayı koruyarak ve imece usulü çalışarak Çengelköy Doğa Bahçesi'ne yaşam veriyorlar. Bu harika oluşuma alkış tutmayıp da ne yapacağız. Evet tabi el de verebiliriz bu örnek çabaya. Kendi sayfalarında da dedikleri gibi "Çengelköy Doğa Bahçesi'nin sağlıklı sebze ve meyveleriyle beslenmek ve buradaki doğa dostu yaşama destek olmak istiyorsanız siz de bahçemize ortak olun."&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;o Çengelköy Doğa Bahçesi'nde hiçbir koşulda hormon, kimyasal ilaç ve kimyasal gübre gibi zararlı maddeler kullanılmaz. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;o Sebzelerin üretiminde %70'e kadar su tasarrufu yapan damlama sulama sistemi kullanılır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;o Bahçenin en güzel ve lezzetli ürünleri bahçenin ortakları için her hafta hasat edilir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;o Bu ürünler sağlıklı ve doğa dostu sepetlerle dağıtılır. Sepetlerin içine bahçe bülteni eklenir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;o Her sepette haftalık hasata göre en az 4 en çok 10 kilo sebze meyve bulunur.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;o Bahçenin ortakları ürünler karşılığında her ay 100 TL ücret yatırır. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;o Bu bedel karşılığında her hafta bahçenin ürünlerinden oluşan bir sepet alır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;o Dağıtım Çengelköy civarında yaşayanlar için ücretsizdir. Diğer semtler için dağıtım ücreti alınır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;o Dileyen ortaklar haftalık hasatını kendisi bahçeden yapabilir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kaynak: &lt;a href="http://www.dogadernegi.org/index.php?sayfa=cengelkoy-doga-bahcesi"&gt;http://www.dogadernegi.org/index.php?sayfa=cengelkoy-doga-bahcesi&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;GÜNEŞLİGÜNLER&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-7607331237730448979?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/7607331237730448979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/guzel-seyler-de-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7607331237730448979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/7607331237730448979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/guzel-seyler-de-var.html' title='Güzel Şeyler de Var.'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_cW8Ol_87UYs/SlsfXys1r1I/AAAAAAAABVQ/qf9p09svW8c/s72-c/cdb_detay.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-9055145058733804951</id><published>2009-07-09T16:43:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T15:42:06.583+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>Ahiret Üzerine Skeç(!)</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Dün gece televizyonda zap yaparken SHOW TV'ye takıldım. Yeni bir skeç programı başlamış &lt;strong&gt;"Bu Film Bitmez" &lt;/strong&gt;diye. Açtığımda karşıma çıkan skeç çok absürttü. Sözde evde beslenen hayvanların satıldığı ya da koruma altına alındığı bir yerde oyuncuların canlandırdığı farklı hayvanların aralarındaki diyalogtu konusu. Ama o kadar kötü, o kadar kötüydü ki anlatamam. Bir kere belden aşağı espri yapmadan güldürmeyi beceremiyorlar asla! Tahammülü zordu ama daha ne kadar kötü olabilir diye seyretmeye devam ettim. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sonraki skeç ise ahiret üzerineydi. O daha da kötüydü. Sözde sarhoşken araba kullanan iki dolandırıcı ölüyorlar ve hesap vermek için ahirette bekliyorlar. İlk başta öldüklerinden habersiz kendilerine seslenen dış sese "abicim abicim" diye hitap ediyorlar. Onlarla konuşan Haşa Allahmış meğer. Bunun farkına varıyorlar bir süre sonra ama sululuklarından birşey kaybetmiyorlar. Neyse bütün skeçi anlatmama gerek yok. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sonunda aslında ölmediklerini, polis merkezinde bunları yola getirebilmek için böyle bir oyun oynandığını anlıyoruz. Şimdiye kadar bundan daha rezil ve kötü bir skeç seyrettiğimi hatırlamıyorum. Skecin iğrençliğinden çok cüretleri beni çok şaşırttı. Nasıl böyle bir şeye cesaret ettiklerini anlayamadım. Toplumumuz bu kadar mı kötü hale geldi? İdeolojilerimize sahip çıkamadık, artık inancımıza da mı sahip çıkamıyoruz? O kadar kızdım ki yazmakta güçlük çekiyorum. Nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum doğrusu. Allah hidayet versin...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ASUNAZ&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-9055145058733804951?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/9055145058733804951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/ahiret-uzerine-skec.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/9055145058733804951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/9055145058733804951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/ahiret-uzerine-skec.html' title='Ahiret Üzerine Skeç(!)'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-6339039137400131549</id><published>2009-07-08T11:44:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T15:41:11.701+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ULAŞIM'/><title type='text'>Sıcağı Sıcağına...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bugün biraz işe geç kaldım. Metrobüs kullanıyorum ama Metrobüse binebilmek için bir vesayit daha kullanmak zorundayım. Geç kaldığım için bugün o vesayit taksi oldu. Yoldan geçen bir taksiyi durdurdum ve gitmek istediğim yeri söyledim. Adam biraz pişman oldu beni aldığına ama bişey demedi. (Taksi soförleri 4-5 TL tutacak mesafelerden hiç hoşlanmıyorlar. Zaten açılış parası 2 TL cepte. Kısa mesafe onlar için daha karlı olduğu halde burun kıvırıyorlar. ) ineceğim yere geldiğimizde ücreti sordum bana 6 TL dedi. Taksimetreyi aradım göremedim. sanırım açmamıştı. Ama o kadar geç kalmıştım ki adamla bunun kavgasını yapacak durumda değildim verip parayı çıktım. Ama hakkından fazlasını helal etmiyorum kesinlikle. Çünkü o mesafe 5 TL bile tutmuyor. &lt;strong&gt;Tanzimat Taksi&lt;/strong&gt; diye bir durağa ait olan taksinin plakasını alamadım aceleden.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bir çok taksi şoförü bunu yapıyor. örneğin 7.6o TL tuttu diyelim. borcum ne diye sorduğunda 8 TL diyor. Adam gibi söyle. Müşteri isterse üstünü bırakır. Ya da 8.50 tuttu 10 veriyorsun. Bozuk param yok deyip kalanın üstüne yatıyor. Bu şimdi helal kazanç mı?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Not:&lt;/strong&gt; Taksi durağını arayıp şikayet ettim. Telefondaki Bey araştıracağını söyledi ve özür diledi. Amacım Durağı ya da bütün taksi şoförlerini kötülemek değil. Çok sık başımıza gelen bu gibi olayları vurgulamaktı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ASUNAZ&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-6339039137400131549?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/6339039137400131549/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/scag-scagna.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6339039137400131549'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/6339039137400131549'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/scag-scagna.html' title='Sıcağı Sıcağına...'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-5949131012925541345</id><published>2009-07-08T10:44:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T15:40:51.927+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEVRE'/><title type='text'>BPA'daki Tehlike!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Ben değil &lt;a href="http://berceste.blogspot.com/"&gt;Berceste &lt;/a&gt;yazmış. Bir kimya mühendisinin ağzından duyunca bunları daha da bir endişeye kapılıyor insan. Bizlere emanet edilen masum minik inanların sağlıkları da bize emanet. Ama onlara ne derece bu sağlıklı ortamı sağlayabiliyoruz ki. Ne kadar hassasiyet göstersek, ne kadar titizlensek bizim dışımızda kocaman bir dünyada olup bitenler var elimizi kolumuzu bağlayan. Örneğin Berceste'nin bloğunda bahsettiği &lt;a href="http://berceste.blogspot.com/2009/07/bpa-ve-tehlikeye-giren-hayatlar.html"&gt;bu &lt;/a&gt;vahim konu biberonlarda bullanılan BPA maddesi ve bebeklerimizi bekleyen tehlikeler üzerine. Cama benzer şeffaflıktaki polimer biberonların -polikarbonat biberonların- içeriğinde bulunan BPA son araştırmalara göre, hormonal dengeyi bozarak canlıların vücüduna zarar veriyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne gibi zararlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Prostat ve meme kanseri&lt;br /&gt;2- Zamanından önce ergenliğe giriş&lt;br /&gt;3-Obezite&lt;br /&gt;4-Hiperaktivite&lt;br /&gt;5-Sperm kalitesi ve üretiminde düşme&lt;br /&gt;6-Düşük riski&lt;br /&gt;7-Diyabet&lt;br /&gt;8-Savunma sisteminin zayıflaması ve çökmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kimbilir daha ne gibi zararlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://evinkedisi.blogspot.com/"&gt;Evin Kedisi&lt;/a&gt; bu konuda daha da ayrıntılı bilgiler veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lütfen okur musunuz? Ve peki bütün bunların üzerine sayın yetkili mercilerimiz bu biberonlarla çocuklarını ve torunlarını besliyor mu? Ve bu apaçık sorunlar karşısında neler yapıyorlar ya da bir şeyler yapıyorlar mı?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;GÜNEŞLİGÜNLER&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-5949131012925541345?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/5949131012925541345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/bpa-tehlike.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5949131012925541345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/5949131012925541345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/bpa-tehlike.html' title='BPA&amp;#39;daki Tehlike!'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-8808547011588411040</id><published>2009-07-07T17:47:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T15:40:34.364+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>Maranki Neyin Profesörü?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Dün akşam sıcaktan bezmiş bir halde iken ekran başında dünyadan haberdar olayım diye ana haber bültenlerini dolaşıyorum. Tabi yaz gelince haber bültenlerine de bir haller oluyor. Light haberler yapacağız diye ya Antalya'ya gelen turist akınından ya da yaza özel diyet ve zayıflama bilumum reçetelerinden dem vurup duruyorlar. Hal böyle iken dün şahit olduğum olay karşısında bir yaşıma daha girdim. Pek ciddi kanallarımızdan ATV'nin pek ciddi haber bülteninde daha geçenlerde uyarı aldığı için bir kanalın artık ekran yasağı koyduğu, kendini profesörüm diye sunarak yalan yanlış sağlık! reçeteleriyle insanları kekleyen ve sağlıklarını tehlikeye sokan adam bu defa bambaşka bir sunumla ama yine profesör ünvanından ödün vermeden ATV haberdeydi. Üstelik de evinden yapılan özel canlı yayınla. Pek sayın uzmanımız! bu defa renklerin insan psikolojisi üzerine etkileri ve evimizi buna göre nasıl boyamalı, dekore etmeliyiz üzerine ahkam üzerine ahkam kesiyordu. Çok ciddi haber kanalımız ATV'de reyting ve belki para uğruna buna alet oluyordu. Ağzım açık izlediğim ilk dadikaların sonunda pes dedim ve kanalı değiştirmek zorunda kaldım. Bu türden halkın zaaflarını sonuna kadar kullanarak onların inanma istekleriyle uydurdukları reçeteleri kadın programlarında görmeye alıştık belki ama bir ana haber programında da böyle ciddiye alınmaları pes dedirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha yakın zamanda iş yerinde bir arkadaşım bu Maranki denen adamın reçetesiyle zayıflayacağım derken acili boylamışken ve kadın programları bir dönem her gün çıkarttıkları bu adama artık ya yeterli reytingi almadığı izin ya da gerçekten sağlık adına söylediği şeyler insanlara zarar verdiği için ekranlarında yasak koymaya çalışırken bir haber programında dakikalarda hem de evinden canlı bağlantı ile ekrana çıkartılmasını kınıyorum ve bu ülkede RTÜK diye bir şey varsa gerçekten ve bir işlevselliği varsa onları göreve davet ediyorum. TV'deki bu seviyesizliğin, sorumsuzluğun ve ucuzluğun sonu nereye varacak?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;GÜNEŞLİGÜNLER&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-8808547011588411040?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/8808547011588411040/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/maranki-neyin-profesoru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8808547011588411040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8808547011588411040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/maranki-neyin-profesoru.html' title='Maranki Neyin Profesörü?'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-969897169935009371</id><published>2009-07-07T17:10:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T15:40:10.536+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ULAŞIM'/><title type='text'>Metrobüs Sizin Neyinize!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/SlNXgluLB3I/AAAAAAAAA9M/8LD-to_fyqk/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC0075.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355720599266854770" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/SlNXgluLB3I/AAAAAAAAA9M/8LD-to_fyqk/s400/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC0075.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bu fotoğrafı geçen akşam Mecidiyeköy metrobüs durağında cep telefonumla çektim. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Ne zamandır sinirlendiğim bir konu vardı. Edirnekapı - Söğütlüçeşme hattında çalışan 34A numaralı hat Mecidiyeköy'den binen yolcularla nefes alınmaz hale geliyor. Hele bir de İlk duraktan bindiğin halde oturamamışsan daha da kabus oluyor. Sıcağın etkisinin henüz azalmadığı saatlerde klima da yetersiz kalınca bayılmamak mümkün değil! Tabi bu araçların imal edildiği ülkelerde yolcular konserve kutusu gibi binmiyorlar araçlara... Tamam belediye talebi karşılayamıyor ama biraz da bizim insanımızda suç var diye düşünüyorum. Acelesi olan da olmayan da tıklım tıklım metrobüse binmek için çaba harcıyor. Hem kendine eziyet hem de daha önce binenlere. Edirnekapıdan boş bir araca biniyorsunuz. Mecidiyeköy'e kadar zaten doluyor. Mecidiyeköy'deki yoğun yolcular da binince baygınlık geçiriyorsunuz. Kendine sahip çıkmayan magandalardan mı korunacaksın, ter kokusunu duymamak için burnunu mu tutacaksın, sıcaktan bayılmamak için nefes almaya mı çalışacaksın. Buna bir çare diye düşünürken geçen gün bu tabelayı gördüm. Bu tabela önce sadece Zincirlikuyu'dan boş araç kalkıyor şeklindeydi. Ama baktılar ki bizim halkımız mal anlamıyor biraz daha açıklayalım demişler ve tabelayı değiştirmişler. Ama gelin görün ki hala bir değişiklik yok. Anlamıyorum ben bu insanları. İyi muameleyi haketmiyorlar diye düşünüyorum bazen. Metrobüs sizin neyinize...&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;ASUNAZ&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-969897169935009371?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/969897169935009371/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/metrobus-sizin-neyinize.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/969897169935009371'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/969897169935009371'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/metrobus-sizin-neyinize.html' title='Metrobüs Sizin Neyinize!'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_8NQ4rMRkTKM/SlNXgluLB3I/AAAAAAAAA9M/8LD-to_fyqk/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC0075.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1944211733052064757</id><published>2009-07-07T16:40:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T15:39:52.579+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEVRE'/><title type='text'>"İstanbul Yabani İnsanların Elinde"</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;İlber Ortaylı bir gazetenin kendisiyle yaptığı söyleşide söylemiş bu sözleri. Ve başlık olarak kullanılan bu sözlere o kadar hak verdim ki...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Geçen gün Güneşli Günler ile konuşuyorduk. İstanbul gibi bir şehirde yaşayanların profiline baktığımızda, burada yaşamayı haketmeyen çok insan olduğunu düşündük. Başbakan bir zamanlar İstanbul'a girişler için vize uygulaması yapılsın dediğinde kıyamet kopmuştu. Oysa ben sonuna kadar desteklemiştim ve hala da destekliyorum bu fikri. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şehir ve çevre adına yazılacak çok şey var aslında. Çevre hergün daha da katledilirken, bizler seyirci kalıyoruz. Yapılması gerekenler çok basit olduğu halde görgüsüz ve...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aslında daha ağır kelimeler kullanmak istiyorum ama terbiyem müsade etmiyor. Bunlardan yüzlercesi ile karşılaşıyorum hergün. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Geçen gün eşimle vapurla Üsküdar'a geçiyorduk. Denizin orta yerinde bir yerde büyük bir çöp yığını gördük. Herşey vardı içinde:(( Belli ki özellikle getirilip bırakılmış. Ben çok sinirlendim ve ağzıma geleni söyledim. Böyle durumlarda sakinleşemiyorum. İşte pet şişeleri koca arabaya sığdıramayıp pencereden fırlatanlardan, ceplerindeki fazla gördükleri kağıt parçalarını çöp bulamayınca yere atan adamlardan bahsettim eşime ve ne kadar "öküz" olduklarından... Ellerinde pet şişeyle karşımızda oturan bir çift vardı. İnerken bir baktım şişeyi bırakmışlar koltuğa gitmişler. Oysa iki adım ötede çöp kutusu var ve inerken önünden geçtiler. Dışardan baktığınızda modern görünümlü insanlar bunu yapanlar. Hiç utanmıyorlar, çekinmiyorlar bunları yaparken. Çok doğal bir hareket gibi yapıyorlar. Tabi eğitim aileden başlıyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hiç unutmam mahalle bakkalından çıktım bir gün. Hemen önümden de 4-5 yaşlarında küçük bir kız çocuğu çıkmıştı. Çevresini şöyle bir kolaçan ettikten sonra, elindeki kağıt parçasını gizlice yere attı. Ben arkadan cık cık çok ayıp deyince suçlu bakışlarla koşarak uzaklaştı. O yaştaki çocuk aslında biliyor yanlış bişey olduğunu ama belki de annesi babası önemsemediği için o da öyle yapıyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;"Eğitim şart" klişe cümlesini kullanmak istemiyorum ama bu insanlar nasıl eğitilir onu da bilmiyorum:(( &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ASUNAZ&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1944211733052064757?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1944211733052064757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/yabani-insanlarn-elinde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1944211733052064757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1944211733052064757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/yabani-insanlarn-elinde.html' title='&amp;quot;İstanbul Yabani İnsanların Elinde&amp;quot;'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-437988738155979621</id><published>2009-07-03T11:26:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T15:39:32.702+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ULAŞIM'/><title type='text'>Metrobüs Yolunda Canımız Feda</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Büyükşehirde yaşayanın halini bir tek yine o şehirde yaşayan bilir. Geçen gün hastaneden işe dönerken resmen eridim sıcaktan. Hava zaten ağır, nemli, zar zor gelmişim metrobüs durağına, fakat o da ne, güneşin anlında bekle bekle, otobüs gelmez. O kadar kalabalık oldu ki durak artık insanlar sığamaz hale geldi durağa. Gel gör ki, beklenen o nazlı gelin, metrobüs bir türlü gelmek bilmez. Aradan bir 5 dakika geçti rahat. Derken göründü uzaktan bir metrobüs insanlar itiş kakış bir heyecanla metrobüse atılmak için bekliyor. Hem sıcaktan bir an önce serine kaçmak hemde gideceği yere daha bir vaktinde gidebilmek için. Fakat ne mümkün, metrobüs geldiği gibi durmadan vınn geçti gitti. Herkes bir şaşkın bakakaldı arkasından, tabi ben de. Derken ardından bir dane daha bir tane daha derken 3 -5 metrobüs daha durmadan geçti gitti. Hoş duracak hali yoktu da pek, içerisi zaten balık istifiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arada yine hüzünlü bir sessizlik ve hafif hafif söylenmeler. Kısa bir aranın ardından yine bir sağanak yaz yağmuru misali bir metrobüs akını yağdı durağa. Lakin yine hiçbiri durmadan edalı gelinler gibi ağır ağır süzülüp gitti. Biz duraktakiler yine bakakaldık arkasından. Bu kez söylenmeler daha bir sesli. Sonrası ise yine sessizlik. Artık sabırlar tükenmek üzere ve ağladı ağlayacak modundayken ben, üçüncü bir furya sökün etti ilerden. Artık on muydu onbir miydi yoksa onikinci mi yapışık nizamdaki metrobüslerden birine zar zor sığdırdım kendimi. Benden mutlu kim var o anda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama İstanbulluları rahatlatacağım diye yapılan bu harikulade uygulamanın, pratikteki sorunları ne zaman aşılacak merakla bekliyorum. Çünkü alternatif ulaşım yollarına da son veren Metrobüs uygulamasındaki aksaklıklar insanı yaşadığı bu şehirden ciddi anlamda soğutuyor ve hatta canından bezdiriyor. Bilmiyorum benim gibi düşünen daha kaç yüzbin kişi var bu şehirde.... Yetkililer duyuyor musunuz sesimizi?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;GÜNEŞLİGÜNLER&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-437988738155979621?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/437988738155979621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/metrobus-yolunda-canmz-feda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/437988738155979621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/437988738155979621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/metrobus-yolunda-canmz-feda.html' title='Metrobüs Yolunda Canımız Feda'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-4670505312247358331</id><published>2009-07-02T14:30:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T15:39:11.417+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TV - MEDYA'/><title type='text'>Tencere Dibin Kara, Seninki Benden Kara...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Dün gece eve geç gittim ve yatmadan önce biraz televizyon kanallarına baktım. Bazen vakit geçirmek için, bazen işim gereği, bazen de öylesine seyrediyorum televizyonu. Dün de öylesine karıştırırken bence en gereksiz kanallardan biri olan FOX TV'de bir magazin programına takıldım ki gerçekten de sadece başlığı merak ettiğim için kaldım. Hani derler ya magazin seyretmiyorum belgesel seyrediyorum diye:))&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Neyse, başlığa takıldım: &lt;strong&gt;"Okan Bayülgen, programda yaptığı pornografik hareketler yüzünden RTÜK'den ceza alacak!" &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Başlık gerçekten ilgimi çekti çünkü ben RTÜK'ün de çok iyi çalıştığını düşünmüyorum. Magazin haberlerinin aptal mantığından nefret ettiğim için bir haberi sonuna kadar seyretmek beni zorluyor ama bu sefer sabrettim. Nasıl olmuş da RTÜK ceza vermiş diye?!&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Meğer konunun aslı şöyleymiş: Adı geçen kanalda bir başka magazin programı daha varmış. Bu programın güzeller güzeli(!) sunucusu son programı şelale önünde, değişik pozlar vererek, değişik bikinilerle sunmuş. Olaylara eleştirel bakmayı kendine şiar edinen Okan Bayülgen de programı içerisinde yer alan Medya Arkası bölümünde bu görüntülere yer verip, kendi üslübunca, içine görsellik de katarak eleştirmiş ve de dalga geçmiş. Yaptığı haraketler de pornografikmiş ve bunun farkına varan RTÜK büyük bir ceza vermek için hazırlanıyormuş! &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu haberi(!) seyrederken beynime ağrılar girdi. Adı geçen kanal Okan Bayülgeni yerden yere vururken, güzeller güzeli(!) sunucusunun görüntülerini tekrar tekrar yayınladı. Bir kere zaten ilk başta onların programının RTÜK'den ceza yemesi gerekiyor. Yetmedi Okan Bayülgen'in ceza konusu olan eleştirdikleri hareketlerini de sansürsüz, üstelik de işaretleyerek defalarca yayınladılar. Madem ki bu hareketler ceza alacak görüntüler, yayınlayarak siz de cezayı hak etmiyor musunuz diye sormak istiyorum? &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yanlış anlaşılmasın sakın! Okan Bayülgen'i asla savunmuyorum. Eleştirdiği noktaları doğru bulsam da, üslubundan ben de hazzetmiyorum. Ama birilerini eleştiri konusu yaparken önce kendi yaptıklarımıza bakmakta yarar var diye düşünüyorum...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ASUNAZ&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-4670505312247358331?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/4670505312247358331/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/tencere-dibin-kara-seninki-benden-kara.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4670505312247358331'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/4670505312247358331'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/tencere-dibin-kara-seninki-benden-kara.html' title='Tencere Dibin Kara, Seninki Benden Kara...'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-8004520659386765013</id><published>2009-07-01T11:14:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T13:45:49.259+03:00</updated><title type='text'>Vira...</title><content type='html'>Derdi olan buyursun,&lt;br /&gt;İçini Döksün Rahatlasın,&lt;br /&gt;Sesini duyursun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-8004520659386765013?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/8004520659386765013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/vira.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8004520659386765013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/8004520659386765013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/07/vira.html' title='Vira...'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1368372431653727205.post-1796299372991762210</id><published>2009-06-30T17:16:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T13:45:49.250+03:00</updated><title type='text'>Giriş</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Metrobüsler... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Evet hergün kullandığım, bazen Belediyeye dua ettiğim bazen de ah ettiğim toplu taşıma araçları... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sefere başladığı ilk günden beri kullandığım bu araçlarda neredeyse hergün bir olay yaşıyorum. Bunları "Metrobüs Hatıralarım" olarak kendi bloğumda yazacağım. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bir de gerçekten herkesin ortak şikayeti olabilecek bazı olaylar var ki, işte onları yazacağım yer burası. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çünkü burada içimizi dökeceğiz ve de belki kazara ilgili yerlere sesimizi duyuracağız... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tabi bu arada tek şikayetimiz toplu ulaşım değil. Her alanda problemlerle karşılaşıyoruz. Alışverişte yaşadıklarımız, televizyonda seyrettiğimiz bir program veya dizi hakkındaki olumsuzluklar ya da maruz kaldığımız kabalıklar... Aklınıza gelen herşey olabilir.&lt;br /&gt;Biz burada bunlardan bahsedeceğiz. Sizleri de bekleriz...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#330099;"&gt;Derdin varsa; dök içini, duyur sesini!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1368372431653727205-1796299372991762210?l=derdinvarsa.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/feeds/1796299372991762210/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/06/giris.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1796299372991762210'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1368372431653727205/posts/default/1796299372991762210'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdinvarsa.blogspot.com/2009/06/giris.html' title='Giriş'/><author><name>derdi olan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00605296351035268527</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
